Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Paydos vaktidir / 20 Temmuz 2018 Cuma

Paydos vaktidir CHP’deki olağanüstü kurultay gürültüsü, ister istemez kulağımı tırmalıyor. Ne boş iş! Ortalıkta ilke yok, hedef yok. Plan yok, program yok. En önemlisi, ciddiyet yok. Kemal Kılıçdaroğlu gitse ne olacak? Muharrem İnce gelse ne olacak? Gerçek manada sosyal demokrat bir parti yaratamadıktan sonra, topluma umut ve güven veren bir yapılanma sağlanamadıktan sonra; birbirine benzeyenler arasında değişiklik yapmak neye yarayacak? * * * Olmadı. Olmuyor. Olmayacak. Sağa sola yalpalayan bir CHP, tıpkı bugüne kadar olduğu gibi, ancak ve ancak Ak Parti iktidarının teminatı olacak! * * * Diğer yanda, al “en eski parti” CHP’yi, vur “en yeni parti” İyi Parti’ye. Yola çıkarken verilen sözlere, geleceğe yönelik hayallere ne oldu Meral hanım? Ne yapmayı düşünüyorsunuz şimdi? İyi Parti’yi “MHP’nin yedeği olma” görüntüsünden ya da gerçeğinden nasıl kurtaracaksınız? * * * Of. Vatan için düşünmekten, millet için üzülmekten; düşü...

En mühimi, İdari İşler Başkanı / 19 Temmuz 2018 Perşembe

En mühimi, İdari İşler Başkanı Ak Parti cenahında müthiş bir kutlama furyası, şaşılası bir ziyaret trafiği yaşanıyor. Mesela yüksek yargı üyeleri kuyruk haline bir kapıda toplaşırken, eski yeni milletvekilleri bağırlarından çıkıp rektör yapılan kişiyi tekrar bağırlarına basmak için onun kapısında bekliyor! Sanırsınız, Ak Parti ilk kez iktidar oldu. Bir bakıma öyle oldu aslında. Yeni dönem bu. Eskiden kolayına gelinemeyen makamlara ulaşmak için bile artık aranan “tek kriter” var. Uydun mu ona, anında oturuyorsun koltuğa! Ve sosyal medya yıkılıyor. Şükran ve minnet hisleriyle dolu on binlerce mesaj, hep aynı kişiye gönderiliyor! * * * Bu arada Nihat Zeybekçi’nin mesajı dikkatimi çekti. “Sevdalıyız biz bu şehre... Memleketimize... Denizlimize ... HOŞBULDUK Denizlim . Gerçek makamlar, sizin gönüllerinizin makamlarıdır. Rabbim sizlerden razı olsun” falan diye yazmış. Milletvekili yapılmadı. Bakan olamadı ya… Biraz duygusal, hatta biraz da buruk san...

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

Kazığın boyu, 1’e 10 / 17 Temmuz 2018 Salı

Kazığın boyu, 1’e 10 Elektrik faturaları her boydan kazıkla dolu da, su faturaları farklı mı? İktidara verip, veriştirirken; aynı haltı yiyen yerel yönetimleri görmezden gelmek, hakka vicdana sığar mı? Asla. Madem öyle, alın size bir fatura! Karşıyaka’daki bir konuta İZSU dayamış makbuzu “22, 34 TL öde” demiş. Tutar fazla değil. Gelin görün ki, 22 lira 34 kuruşluk faturanın “su tüketim bedeli” sadece 2 lira 52 kuruş! Hesap çok basit. Kullanılan suyun tam 10 MİSLİ fazla para isteniyor vatandaştan. * * * Belli. İnsanlar o ay evlerinde fazla oturmamış. Yazlığa veya başka bir yere gitmiş. 2 lira 34 kuruş su tüketimine karşılık, 2 lira 6 kuruş “atık su bedeli” istiyor İZSU. Neredeyse birebir. Tamam, olabilir. * * * Ya sonra? Çevre Temizlik Vergisi: 0,32 Katı atık toplama bedeli: 12,55 Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 Yuvarlama: 0,90 KDV % 8: 1,56 TOPLAM: 22,34 * * * Şunu da ekleyelim. Bu paranın 5,14 TL’si İZSU’ya gidiy...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...

Binali Yıldırım “durun” der mi? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Binali Yıldırım “durun” der mi? Kaç yıl oldu, saymadım. Kaç defa yazdım, sayamadım. Torbalı-Selçuk arasında devasa bir alanda, sinema endüstrisinin önemli merkezlerinden birinin yaratılmasını hayal ettim hep. Yerelde ve genelde, siyasetin ileri-geri gelenlerinden kime denk geldiysem, bunun Türkiye için taşıdığı önemi anlatmaya çalıştım. “Bakın” dedim: “Sinema dünyaya yön veriyor.” “Hesaplayın” dedim: “Filmcilik sektöründe dünyanın parası dönüyor.” “Ayrıca” dedim: “Burası turizm için de bir cazibe nedeni olacak. Kurulacak stüdyo ve platoları görmeye akın akın insan gelecek.” “Haritayı alın” dedim: “Şurası İzmir’in merkezi. Şurası Adnan Menderes Havalimanı. Şurası Torbalı. Şurası Selçuk. Şurası Efes. Şurası Meryem Ana Evi. Şurası Kuşadası. Şurası Didim. Şurası Bodrum. Çeşme, Foça, Bergama derseniz; oraları da çok yakın.” “Hatta” dedim: “Adı Efes Sinema Bölgesi olsun buranın. Dünyada Efes’i bilmeyen yoktur. Serbest Bölge mantığı ile kurulup, işletilsin...

Oy moy yok! / 13 Temmuz 2018 Cuma

Oy moy yok! Bazı şeylere güç yeter, bazılarına yetmez. Mesela gönlümüze göre bir cumhurbaşkanı seçmeye, bilinen ve bilinmeyen nedenlerden ötürü gücümüz yetmedi. Ama yaşadığımız şehirlerin belediye başkanlarını seçmeye gücümüz yetmeli. Mesela “hayalleri olan” ve “yetenekli insanlarla çalışmaktan korkmayan” ve “ada bazında imar planı yapma sevdası olamayan” ve “zoru görünce geri vitese takmayan” ve “gökdelen müteahhitleri ile tavla partilerinde buluşmayan” ve “kentini, kendinden çok seven” ve “poz verip, reklam yapmak yerine; dertlere derman olup, hayır dua alan” bir belediye başkanı istiyorsa ahali… Partiler bu isteğe uygun adaylar göstermeli.   “Ben kimi aday yapsam, nasıl olsa seçilir” diye düşünen olursa yine, kendi payıma ilan ediyorum: Havasını alır! * * * Yok öyle bedavadan seçim kazanmak. O devir bitti. Hey. Sizler. Ey ahali… Yükseltin sesinizi. “Ya bizim istediğimiz olur ya da sonucuna katlanırsınız” deyin artık. Defalarca aynı fi...

Çek bir operasyon… / 12 Temmuz 2018 Perşembe

Çek bir operasyon… Memlekette olan bitenleri umursamadan, içselleştirmeden, dert etmeden izlerseniz; aslında Türkiye’de yaşamak büyük keyif. Hemen her gün en iddialı Hollywood filmlerini solda sıfır bırakacak ölçüde aksiyon, heyecan ve gizem dolu hikayeler yaşanıyor çünkü. Mesela dün başlayan Adnan Oktar’ın derdest edilme gösterisi, nereden baksanız 20 yıl sürecek bir dizi film olur! * * * Resmi açıklamadan aynen aktarıyorum: “ Adnan Oktar Suç Örgütü'ne yönelik olarak; Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, çocukların cinsel istismarı, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması veya alıkonulması cinsel taciz, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, siyasi ve askeri casusluk, dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, özel hayatın gizliliğini ihlal, resmi belgede sahtecilik, terörle mücadele kanununa muhalefet, tehdit, cebir, iftira, halkı askerlikten soğutma, h...