Ana içeriğe atla

Oy moy yok! / 13 Temmuz 2018 Cuma



Oy moy yok!


Bazı şeylere güç yeter, bazılarına yetmez.
Mesela gönlümüze göre bir cumhurbaşkanı seçmeye, bilinen ve bilinmeyen nedenlerden ötürü gücümüz yetmedi.
Ama yaşadığımız şehirlerin belediye başkanlarını seçmeye gücümüz yetmeli.
Mesela “hayalleri olan” ve “yetenekli insanlarla çalışmaktan korkmayan” ve “ada bazında imar planı yapma sevdası olamayan” ve “zoru görünce geri vitese takmayan” ve “gökdelen müteahhitleri ile tavla partilerinde buluşmayan” ve “kentini, kendinden çok seven” ve “poz verip, reklam yapmak yerine; dertlere derman olup, hayır dua alan” bir belediye başkanı istiyorsa ahali…
Partiler bu isteğe uygun adaylar göstermeli.
 “Ben kimi aday yapsam, nasıl olsa seçilir” diye düşünen olursa yine, kendi payıma ilan ediyorum:
Havasını alır!

* * *

Yok öyle bedavadan seçim kazanmak.
O devir bitti.
Hey.
Sizler.
Ey ahali…
Yükseltin sesinizi.
“Ya bizim istediğimiz olur ya da sonucuna katlanırsınız” deyin artık.
Defalarca aynı filmi izlemek, aynı finali görmekten gına gelmedi mi size de?

* * *

Hadi gelin, daha açık, adını koya koya yazıp, konuşalım.
“CHP’ye oy vermezseniz, AKP kazanır” söylemi ile “ölümü gösterip, sıtmaya razı etmeyi” her yerel seçimin vazgeçilmez taktiği olarak bize dayatanlar, nihayet “Eğer hak ettiğimiz adaylarla karşımıza çıkmazsanız seçimi Ak Parti kazanır ve bunun sorumlusu da siz olursunuz” cevabını almalılar.
Ve elinizi vicdanınıza koyup, düşünün.
Ak Parti’nin ha bire seçim kazanmasında en büyük paylardan biri de, Deniz Baykal’dan Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce’ye kadar, CHP’nin başrol oyuncuları değil mi?
Onların yetersizlikleri ve teslimiyetçi uygulamaları değil mi?
E yani.
Yetti gari.

* * *

Bugün 13 Temmuz 2018.
Normal koşullarda 31 Mart 2019’daki yerel seçime 8,5 ay var.
Şimdiden tavrım açık, kararım net.
Eğer CHP, İzmir’e layık adaylar göstermezse ilçelerde ve büyükşehirde; bu sefer oy moy yok kendilerine.
O zaman dönerim öteki partilere, adaylarına bakarım iyice.
Uygun bulduğum varsa, şimdi sıkı durun; Ak Parti ise Ak Parti, vururum mührü üzerine.
Yok. Seçim kazanma ihtimali olan partilerin hiçbiri beklentileri karşılamıyorsa, boş zarfı sandığa, oy pusulasını ise dışarıda karşıma çıkan ilk çöp tenekesine atar, yoluma devam ederim.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! / 11 Temmuz 2018 Çarşamba

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! Her yer, her haber, her manşet “İşte Erdoğan Kabinesi” başlığı ile dolu. Bence iyi oldu. “Kabine” kelimesinin ilk harfini “c” yapın, sonuna da “t” koyun; al sana, Cabinet. Mesela… Trump’s Cabinet. Artık Amerikalısı da, Cibutilisi de gördü mü “kabine” lafını; ne olduğunu bilecek. Herkes ne olup, bittiğini anlamazsa “dünya lideri” olunmaz zaten. Hemen faydasını gördük nitekim. Venezuela Devlet Başkanı Maduro, “Venezuela'nın dostu ve çok kutuplu yeni dünyanın lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın yemin törenine katılmak üzere Türkiye'ye gidiyorum” diye durumu ilan etti. Yemin törenine gelenler, yeni dünyanın hayli sivri kutuplarını temsil ediyorsa da, olsun! Hiç yoktan iyidir. * * * Erdoğan’s Cabinet’in bazı isimleri gerçekten ilginç. Mesela Turizm Bakanı, büyük bir turizm şirketi sahibi. Mesela Sağlık Bakanı, büyük bir hastane sahibi. Mesela Eğitim Bakanı, büyük bir okul sahibi. Hani neredeyse Ka...