Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ZIRT sesi! / 1 Haziran 2018 Cuma

ZIRT sesi! Partilerin genel başkanları, genel başkan yardımcıları, genel sekreterleri, üst düzey yöneticileri; neredeyse hepsi milletvekili adayı oldu. Yetmedi eş, dost, akraba vs. gibi çok kişiyi de aday yaptılar yanlarında. Aferin onlara. Dikkat edin. Ve yanılıyorsam lütfen söyleyin.   “Aman en doğrusunu yapmaya özen gösterelim” gibi bir kaygı, hangi oranda yansımış aday listelerine? Halkın beklenti ve umutlarına cevap vermede, partilerin arasında öyle ciddi bir fark var mı sahiden?. İş, koltukları ganimet paylaşırcasına dağıtmaya geldiğinde, aynı mayadan yoğrulmuş gibi değiller mi? * * * Oysa samimiyet ve ciddiyet ve de benzeri iyi ve güzel kavramları, partileri yönetenlerin ne denli içselleştirdiklerini sorgulamak hiç zor değil. Sorun mesela… “Aday olduğunuz seçim çevresinden 10 kişi seçileceğine göre, partiniz kaç milletvekili çıkarır?” Cevaplar şöyle olacaktır: -        4. -     ...

Alın eleği elinize / 31 Mayıs 2018

Alın eleği elinize Nokta atışlarına başlamadan önce, şu birkaç gün manzaraya yukarıdan bakmakta yarar görüyorum. Mesela üzerimize üzerimize gelen vaat sağanağı. Durun arkadaş. Bir nefes alın. Ve değerli okurlar, siz de elinize bir elek   veya süzgeç ya da kevgir alın! Hele iktadarın cek-cak’larını 16 katmanlısından geçirerek ciddiye alın. Bir yanda… Olacak şey var. Olmayacak şey var. Diğer yanda ise o ünlü söz: Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz! * * * Dahası da var. Bazı şeyler kesindir. Eğeri meğeri olmaz. Mesela… * * * Deve sırtüstü yatmaz. Güneş balçıkla sıvanmaz. Eşek arısı, eşek gibi anırmaz. Hırsızdan polis yapılmaz. Hamsi kavağa çıkmaz. Ramazan topuyla futbol oynanmaz. Çürük tahta çivi tutmaz. Mazlumun ahı yerde kalmaz. Satılan haysiyet, geri alınmaz. Eğri gemi doğru sefer yapmaz. Kurşuna adres sorulmaz. Kim, nerede ve ne kadar beklerse beklesin; gökten kemik yağmaz. İki cambaz bir ipte oynamaz. ...

Yeni bir hayat / 30 Mayıs 2018

Yeni bir hayat 1956 yılında doğmuşum. Mayıs ayının 30’unda ve Çarşamba günü. Tıpkı bugün gibi. Ege Telgraf ise 10 Ağustos 1960 tarinde yayın hayatına başlamış. Akran sayılırız yani. Yakınlığımız bundan ibaret değil tabii. Hayatımda pek çok kesişme noktası var Ege Telgraf’la ve bu gazeteyi var eden insanlarla. En anlamlısı ise bugün yaşanmaya başladı. Hoş. Aralarında olsam da, olmasam da hep sevdim Ege Telgraf’ı. Dilerim “ölümsüz” olur. Her geçen yıl daha da büyür ve güçlenir. Ve daima, tek işi gazetecilik olan insanlar tarafından yönetilir, bugüne kadar olduğu gibi. * * * “Türkiye neden savruluyor, duvardan duvara?” sorusunun, ilk yanıtlarından biri de bu işte. Gazeteler televiyonlar ya da zamane tanımıyla medya “kırk tarakta bez dokuyanlar” tarafından ele geçirilmeseydi… Gazetecilik, “vicdanı, karakteri, ilkeleri” olan; cesur ve özgür insanlar tarafından yapıla gelseydi… Ülke böylesine hoyratça yönetilebilir miydi? * * * Moralinizi boz...