Ana içeriğe atla

Kazığın boyu, 1’e 10 / 17 Temmuz 2018 Salı



Kazığın boyu, 1’e 10


Elektrik faturaları her boydan kazıkla dolu da, su faturaları farklı mı?
İktidara verip, veriştirirken; aynı haltı yiyen yerel yönetimleri görmezden gelmek, hakka vicdana sığar mı?
Asla.
Madem öyle, alın size bir fatura!
Karşıyaka’daki bir konuta İZSU dayamış makbuzu “22, 34 TL öde” demiş.
Tutar fazla değil.
Gelin görün ki, 22 lira 34 kuruşluk faturanın “su tüketim bedeli” sadece 2 lira 52 kuruş!
Hesap çok basit.
Kullanılan suyun tam 10 MİSLİ fazla para isteniyor vatandaştan.

* * *

Belli.
İnsanlar o ay evlerinde fazla oturmamış. Yazlığa veya başka bir yere gitmiş.
2 lira 34 kuruş su tüketimine karşılık, 2 lira 6 kuruş “atık su bedeli” istiyor İZSU.
Neredeyse birebir.
Tamam, olabilir.

* * *

Ya sonra?
Çevre Temizlik Vergisi: 0,32
Katı atık toplama bedeli: 12,55
Katı atık bertaraf bedeli: 2,43
Yuvarlama: 0,90
KDV % 8: 1,56
TOPLAM: 22,34

* * *

Şunu da ekleyelim.
Bu paranın 5,14 TL’si İZSU’ya gidiyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi 2,43 TL alıyor.
Aslan payı ilçe belediyesinin, yani 12,87 TL Karşıyaka Belediyesi’ne veriliyor.
Rakamlardan anlaşılan, Çevre Temizlik Vergisi ile katı atık toplama bedeli, ilçe belediyelerinin hesabına yazılıyor.

* * *

Kimse kusura bakmasın.
En zarif seslenişle, bu yapılana “yuh” derler.
Hatta.
YUHHHH.

* * *

Böyle saçma sapan hesap nasıl olur?
Hangi vicdansız, 2 lira 34 kuruşluk su tüketilmiş bir konuttan 12 lira 55 kuruş katık toplama bedeli alır?
Yahu, insanlar evde yok.
Yok olan insan su tüketmediği gibi, karpuz kesmez, kabuklarını çöpe atmaz.
Patlıcanın sapını, üzümün çekirdeğini, içtiği kolanın şişesini kapıya koymaz.
Bebeğin kirli bezi torbaya konmaz.
Deterjan kutusu boşalmaz.
Tuvalet kağıdı kullanılmaz.
O halde hangi katı atığı topladınız da parasını istiyorsun ey İZSU, ey İzmir Büyükşehir Belediyesi, ey Karşıyaka Belediyesi?
Yazık.
Utanma da kalmamış sizde!
(Durun, bitmedi. Yarını da bekleyin…)




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dalga dalga gelin bana / 5 Haziran 2018 Salı

Dalga dalga gelin bana Kamuoyu araştırması yapan anketörler, önceki seçimlerde çaldıkları 40-45 kapıdan 18’inde amacına ulaşıyormuş. Şimdi ise ister çal, ister oyna. Kapılar çat çat yüzlerine kapanıyor ve 18 anket yapabilmek için 120 haneyi dolaşmaları gerekiyormuş. Nedeni, belli. İnsanlar korkuyor. Oy verecekleri partiyi açıklamanın “başlarına bela” olabileceğinden endişe ediyor. Bu durumda en iyisi susmak! * * * Ya da kazadan beladan korunmak için “yanlış bilgi vermek” de bir çare olabilir. Mesela CHP’ye mi oy vermeyi düşünüyor o seçmen… “24 Haziran’da hangi partiye oy vereceksiniz?” sorusuna, kestirmeden “Ak Parti” deyip, korkulu rüya görmekten kurtulabilir! Onun için en gerçeğinden yapılan kamuoyu araştırmalarında bile “gerçeği görmek” şu dönemde mümkün olmayabilir. Lafı dümdüz söylemek gerekirse… 24 Haziran gecesi, özellikle “AKP oyları” anketlerde göründüğünden ve hele ki gösterildiğinden (!) çok daha az çıkabilir! * * * Araştırma ş...

İyi Parti’de KİM, kimdir? / 3 Temmuz 2018 Salı

İyi Parti’de KİM, kimdir? İyi Parti’den milletvekili seçilenlerin “siyasi aidiyetleri” anlaşılan başta İyi Partili yöneticiler olmak üzere çok kişide “meraka mucip” olmuş. Bence tereddüde mahal yok. Büyük bölümü eski MHP’li ve/veya ülkücü görüşe sahip. Malum, İyi Parti’den 43 kişi milletvekili seçildi. Aslında 42 kişi demek, daha doğru. Zira Afyon Milletvekili Gültekin Uysal Demokrat Parti Genel Başkanı, yani İyi Parti üyesi değil. Politikayla uzaktan yakından ilgisi olan üç kişi tanıyorum ki, bildiğim kadarıyla onların MHP ile bir bağı, bağlantısı olmadı: Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, Isparta Milletvekili Aylin Cesur, İzmir Milletvekili Aytun Çıray. * * * Milletvekili yapılan birkaç akademisyen, emekli diplomat ve işadamının siyasi görüşlerine dair ise bir fikrim yok: Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, Ankara Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, Erzurum Milletvekili Muhammet Naci Cinisli, İçel Milletvekili Zek...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...