Ana içeriğe atla

Cümleten Ay’a gidiyoruz / 2 Haziran 2018 Cumartesi


Cümleten Ay’a gidiyoruz


Berat Albayrak anlatıyor:
“Geçenlerde seçmen vatandaşlarımızla konuşurken, biri dedi ki, ‘Valla Ak Parti’ye o kadar güveniyoruz ki Sayın Bakanım. Cumhurbaşkanımız çıksa, şuradan Ay’a kadar 4 şeritli yol yapacağım dese, vallahi inanırız’. Yani Ak Parti çıtayı öyle bir noktaya koydu ki, icraat ve hayata geçirme noktasında böyle bir teveccühe mazhar olmuş.”
Teveccüh ne kelime?
Bunun adı tam teslimiyet.
Seçmen vatandaş ruhuyla, aklıyla, kalbiyle; bedeninin her hücresiyle vermiş kendini liderine.
Vallahi kıskandım.
Onun yerinde olmak isterdim doğrusu!

* * *

Karnın mı aç?
Şak bir açıklama:
“Artık bakkala, manava ihtiyacı olmayacak seçmen vatandaşımızın. Buğdayını ekecek. Toplayıp, öğütecek. Hamurunu yoğurup, ekmeğini pişirecek. Domates, biber, patlıcan… Dik, dikebildiğin kadar. Armudun en âlâsı, karpuzun en kocamanı bahçende, bostanında yetişecek. Hepinize Ay’da 10’ar dönüm arazi vereceğim. Hem de bedava.”
Vallahi inandım.
Yaşasın!

* * *

Tabii canım.
Ay dediğin, ne ki?
Çık İzmir’den Ankara yoluna.
5 kilometre git.
Önce sağa dön.
700 metre sonra sol yap.
Ay otoyolu aha karşında.
Bastın mı gaza, doğru Ay’dasın!

* * *

Böyle bir kafaya sahip oldu mu insan, hızla sağlığına da kavuşur.
Dert yok, tasa yok.
Gam yok, kasavet yok.
Sinir yok, stres yok.
Haliyle kanda şeker ve kolesterol yok.
Hele tansiyon hiç yok.
Ne denirse densin, mırıl mırıl mırıldanır.
Ne yapılırsa yapılsın, mışıl mışıl uyur seçmen vatandaş.
Dünya yıkılsa, ona ne!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dalga dalga gelin bana / 5 Haziran 2018 Salı

Dalga dalga gelin bana Kamuoyu araştırması yapan anketörler, önceki seçimlerde çaldıkları 40-45 kapıdan 18’inde amacına ulaşıyormuş. Şimdi ise ister çal, ister oyna. Kapılar çat çat yüzlerine kapanıyor ve 18 anket yapabilmek için 120 haneyi dolaşmaları gerekiyormuş. Nedeni, belli. İnsanlar korkuyor. Oy verecekleri partiyi açıklamanın “başlarına bela” olabileceğinden endişe ediyor. Bu durumda en iyisi susmak! * * * Ya da kazadan beladan korunmak için “yanlış bilgi vermek” de bir çare olabilir. Mesela CHP’ye mi oy vermeyi düşünüyor o seçmen… “24 Haziran’da hangi partiye oy vereceksiniz?” sorusuna, kestirmeden “Ak Parti” deyip, korkulu rüya görmekten kurtulabilir! Onun için en gerçeğinden yapılan kamuoyu araştırmalarında bile “gerçeği görmek” şu dönemde mümkün olmayabilir. Lafı dümdüz söylemek gerekirse… 24 Haziran gecesi, özellikle “AKP oyları” anketlerde göründüğünden ve hele ki gösterildiğinden (!) çok daha az çıkabilir! * * * Araştırma ş...

İyi Parti’de KİM, kimdir? / 3 Temmuz 2018 Salı

İyi Parti’de KİM, kimdir? İyi Parti’den milletvekili seçilenlerin “siyasi aidiyetleri” anlaşılan başta İyi Partili yöneticiler olmak üzere çok kişide “meraka mucip” olmuş. Bence tereddüde mahal yok. Büyük bölümü eski MHP’li ve/veya ülkücü görüşe sahip. Malum, İyi Parti’den 43 kişi milletvekili seçildi. Aslında 42 kişi demek, daha doğru. Zira Afyon Milletvekili Gültekin Uysal Demokrat Parti Genel Başkanı, yani İyi Parti üyesi değil. Politikayla uzaktan yakından ilgisi olan üç kişi tanıyorum ki, bildiğim kadarıyla onların MHP ile bir bağı, bağlantısı olmadı: Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, Isparta Milletvekili Aylin Cesur, İzmir Milletvekili Aytun Çıray. * * * Milletvekili yapılan birkaç akademisyen, emekli diplomat ve işadamının siyasi görüşlerine dair ise bir fikrim yok: Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, Ankara Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, Erzurum Milletvekili Muhammet Naci Cinisli, İçel Milletvekili Zek...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...