Hem
memleket, hem yürekler YANGIN YERİ
Ortalık
yanar, yıkılır; sonra yeniden yapılır.
Siz
yüreklere ateş düşürmeyin yeter ki…
O
yangın sönmez.
İnsan
yaşadıkça, sürer.
Hele
evlatsa yangının sebebi, hele çocuksa, hele çocuk bir sapığın kurbanı olmuşsa;
of of of.
Türkiye
yangın yeri.
Kaybolan
ve sonra cansız bedenleri bulunan çocukların sayısı arttıkça, her insan kişi yitip,
giden evlatların anası babası yerine koyuyor kendini.
Yangın
büyüdükçe, öfke büyüyor.
Öfke
büyüdükçe, duygusal tepkiler çok tehlikeli sulara yelken açıyor.
“Dur”
demek zor.
Belki
de “dur demek” içimizden gelmiyor.
* * *
Geçen
gün Facebook’a üç kısa cümle yazdım:
“İdam, diktatörlüktür.
İdam, şer’i düzendir.
İdam değil HUKUK ve ADALET isteyin.”
İdam, şer’i düzendir.
İdam değil HUKUK ve ADALET isteyin.”
Satırların
altında kazan kaynadı.
Yorumları
okudukça içim daraldı, ruhum karardı.
Zaman
zaman sertleşen yazışmalara hüzünle baktım.
“İdam”
isteyen, “Yetmez linç edilsinler” diyen ve onlara “Yapmayın” çağrısında
bulunanların arasında çaresiz kaldım.
* * *
Biri diğerine
soruyor:
“Aynı
şey sizin çocuğunuzun başına gelse ne yaparsınız?”
Soruyu
kendime de sordum.
Allah
korusun ama ne mi yaparım?
O anı
yaşarsa insan, bir an bile düşünmez.
Düşünmedim
de zaten.
Onu
da, kendimi da yakarım.
Fakat
bu benim tercihim.
Ve ben,
devlet değilim.
* * *
Antalya'nın
Kemer ilçesinde, çocuk istismarı ve kaçırma olaylarına tepki yürüyüşüne katılan
Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül'ün eşi Neşe Gül’ün sözleri de, aynı “yüksek harareti”
yansıtıyor:
“Bizler,
anne ve babalar ancak yürüyüş yapıp, basın açıklaması yapıp, tepkimizi dile
getirebiliyoruz. Ne yazık ki kahrolarak, diyorum ki artık içerideki
mahkumlardan medet umuyoruz.”
* * *
Memleketin
içine düştüğü, düşürüldüğü duruma bakın.
Ülkeyi
yöneten gür ve güvenilir bir sese muhtaçsa halk…
Söner
mi yüreklerdeki yangın?

Yorumlar
Yorum Gönder