Ana içeriğe atla

Hem memleket, hem yürekler YANGIN YERİ / 7 Temmuz 2018 Cumartesi



Hem memleket, hem yürekler YANGIN YERİ


Ortalık yanar, yıkılır; sonra yeniden yapılır.
Siz yüreklere ateş düşürmeyin yeter ki…
O yangın sönmez.
İnsan yaşadıkça, sürer.
Hele evlatsa yangının sebebi, hele çocuksa, hele çocuk bir sapığın kurbanı olmuşsa; of of of.
Türkiye yangın yeri.
Kaybolan ve sonra cansız bedenleri bulunan çocukların sayısı arttıkça, her insan kişi yitip, giden evlatların anası babası yerine koyuyor kendini.
Yangın büyüdükçe, öfke büyüyor.
Öfke büyüdükçe, duygusal tepkiler çok tehlikeli sulara yelken açıyor.
“Dur” demek zor.
Belki de “dur demek” içimizden gelmiyor.

* * *

Geçen gün Facebook’a üç kısa cümle yazdım:
İdam, diktatörlüktür.
İdam, şer’i düzendir.
İdam değil HUKUK ve ADALET isteyin.”
Satırların altında kazan kaynadı.
Yorumları okudukça içim daraldı, ruhum karardı.
Zaman zaman sertleşen yazışmalara hüzünle baktım.
“İdam” isteyen, “Yetmez linç edilsinler” diyen ve onlara “Yapmayın” çağrısında bulunanların arasında çaresiz kaldım.

* * *

Biri diğerine soruyor:
“Aynı şey sizin çocuğunuzun başına gelse ne yaparsınız?”
Soruyu kendime de sordum.
Allah korusun ama ne mi yaparım?
O anı yaşarsa insan, bir an bile düşünmez.
Düşünmedim de zaten.
Onu da, kendimi da yakarım.
Fakat bu benim tercihim.
Ve ben, devlet değilim.

* * *

Antalya'nın Kemer ilçesinde, çocuk istismarı ve kaçırma olaylarına tepki yürüyüşüne katılan Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül'ün eşi Neşe Gül’ün sözleri de, aynı “yüksek harareti” yansıtıyor:
“Bizler, anne ve babalar ancak yürüyüş yapıp, basın açıklaması yapıp, tepkimizi dile getirebiliyoruz. Ne yazık ki kahrolarak, diyorum ki artık içerideki mahkumlardan medet umuyoruz.”

* * *


Memleketin içine düştüğü, düşürüldüğü duruma bakın.
Ülkeyi yöneten gür ve güvenilir bir sese muhtaçsa halk…
Söner mi yüreklerdeki yangın?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! / 11 Temmuz 2018 Çarşamba

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! Her yer, her haber, her manşet “İşte Erdoğan Kabinesi” başlığı ile dolu. Bence iyi oldu. “Kabine” kelimesinin ilk harfini “c” yapın, sonuna da “t” koyun; al sana, Cabinet. Mesela… Trump’s Cabinet. Artık Amerikalısı da, Cibutilisi de gördü mü “kabine” lafını; ne olduğunu bilecek. Herkes ne olup, bittiğini anlamazsa “dünya lideri” olunmaz zaten. Hemen faydasını gördük nitekim. Venezuela Devlet Başkanı Maduro, “Venezuela'nın dostu ve çok kutuplu yeni dünyanın lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın yemin törenine katılmak üzere Türkiye'ye gidiyorum” diye durumu ilan etti. Yemin törenine gelenler, yeni dünyanın hayli sivri kutuplarını temsil ediyorsa da, olsun! Hiç yoktan iyidir. * * * Erdoğan’s Cabinet’in bazı isimleri gerçekten ilginç. Mesela Turizm Bakanı, büyük bir turizm şirketi sahibi. Mesela Sağlık Bakanı, büyük bir hastane sahibi. Mesela Eğitim Bakanı, büyük bir okul sahibi. Hani neredeyse Ka...