Gelin bir MAÇ yapalım!
Uygulanan
taktik iyice demode olsa da, işe yarıyor hâlâ.
Bundan
önce MHP’nin üstlendiği rolü, şimdi BBP kapmış; Mustafa Destici
“Martta
kış şartları oluyor, seçim büyük zorluklara sahne oluyor. Onun için yerel
seçimlerin önümüzdeki sonbaharda, ekim sonu gibi yapılmasının hem milletimiz
açısından hem seçimin sıhhati açısından daha doğru olduğuna inanıyorum” diye
açıklama yapmış.
Pas
verildi yani..
Gözler
Reis’te.
Hışımla
gelip, abanacak topa yine.
Top
ister kaleye girsin, ister dama gitsin, ister yan taraftaki evin camını
indirsin.
Hiç
fark etmez.
Her
koşulda cümbür cemaat “gooool” diye ayağa fırlayacaklar!
Reis’in
eli havada, bir kez daha Rabia işareti yapacak.
Durun,
durun.
Yoksa
yerel seçimler 4 Kasım’da mı yapılacak?
* * *
Seçimi
erkene almak için Anayasa değişikliği, referanduma gitmeye gerek kalmadan kabul
edilmesi için de CHP’nin desteklemesi şart.
O
konuda sorun olmadığını CHP’nin az konuşan bir yetkilisi “Yerel seçime
örgütümüz hazır” falan diyerek, açıkladı geçen gün.
Onlar
gelen giden her topu “gol” olarak kabullenmeye, dünden hazır zeten!
Reis
“gol” deyince, CHP de hemen “tabii canım gol” diyor.
* * *
O
kadar ki…
Maça
çıkarken, kaleciye bile ihtiyaç duymuyorlar artık!
Defans
teneke.
Orta
saha, sahanın ortasında bir küme.
İleri
uç ise geçen yıl ligin en az gol atan ekibi Kardemir Karabükspor’un forvet
elemanlarından oluşmuş sanki.
Bu
takımdan ne beklerseniz ki?
Hiç.
* * *
Diğerler
partilerden, İyi Parti’nin takımı baştan aşağı yenilemesi gerekiyor.
Fakat
yanıtlanmaya muhtaç dört soru “ateşten birer top” misali, duruyor orta yerde.
Bir:
Meral Akşener’in eline neşteri alıp, böyle bir operasyona niyeti var mı?
İki: Başaracak
gücü var mı?
Üç:
Hem umut, hem güven verecek bir kadro kurma şansı var mı?
Dört:
Üstelik seçim Ekim veya Kasım’da olursa, bütün bunları yapmaya zaman var mı?
Alın
size “dört bilinmeyenli” bir denklem!
* * *
HDP’ye
gelince, yaşadıkları bütün zorluklara rağmen en avantajlı parti durumundalar.
Ne de
olsa, bütün maçları kendi sahalarında ve üstün bir taraftar desteği ile
oynayacaklar.
Sorunları
belli:
Tek
hakimin yani hakemin göstereceği kırmızı kartlar!
* * *
Bir
dileğim var.
Ülkedeki
ve şehirlerdeki “tüm umutsuzlar” keşke bağımsız adaylar etrafında toplansa ve
de sahaya öyle çıksa.
Mesela
İzmir’de halkın güven ve sevgisine layık, bilgili, birikimli, yetenekli, vizyon
sahibi, yürekli bir kişi çıksa meydana ve hep birlikte desteklesek onu.
Ve
sonuçta “kederi, kader haline getiren” CHP’ye bir tokat, AKP’ye bir tokat,
MHP’ye bir tokat atsak, pek güzel olmaz mı?
Belki
“hayal” bu dediğim.
Olsun.
Ben
hayali yaşayayım, siz gerçeği!

Yorumlar
Yorum Gönder