Ana içeriğe atla

Gelin bir MAÇ yapalım! / 5 Temmuz 2018 Perşembe


Gelin bir MAÇ yapalım!



Uygulanan taktik iyice demode olsa da, işe yarıyor hâlâ.
Bundan önce MHP’nin üstlendiği rolü, şimdi BBP kapmış; Mustafa Destici
“Martta kış şartları oluyor, seçim büyük zorluklara sahne oluyor. Onun için yerel seçimlerin önümüzdeki sonbaharda, ekim sonu gibi yapılmasının hem milletimiz açısından hem seçimin sıhhati açısından daha doğru olduğuna inanıyorum” diye açıklama yapmış.
Pas verildi yani..
Gözler Reis’te.
Hışımla gelip, abanacak topa yine.
Top ister kaleye girsin, ister dama gitsin, ister yan taraftaki evin camını indirsin.
Hiç fark etmez.
Her koşulda cümbür cemaat “gooool” diye ayağa fırlayacaklar!
Reis’in eli havada, bir kez daha Rabia işareti yapacak.
Durun, durun.
Yoksa yerel seçimler 4 Kasım’da mı yapılacak?

* * *

Seçimi erkene almak için Anayasa değişikliği, referanduma gitmeye gerek kalmadan kabul edilmesi için de CHP’nin desteklemesi şart.
O konuda sorun olmadığını CHP’nin az konuşan bir yetkilisi “Yerel seçime örgütümüz hazır” falan diyerek, açıkladı geçen gün.
Onlar gelen giden her topu “gol” olarak kabullenmeye, dünden hazır zeten!
Reis “gol” deyince, CHP de hemen “tabii canım gol” diyor.

* * *

O kadar ki…
Maça çıkarken, kaleciye bile ihtiyaç duymuyorlar artık!
Defans teneke.
Orta saha, sahanın ortasında bir küme.
İleri uç ise geçen yıl ligin en az gol atan ekibi Kardemir Karabükspor’un forvet elemanlarından oluşmuş sanki.
Bu takımdan ne beklerseniz ki?
Hiç.

* * *

Diğerler partilerden, İyi Parti’nin takımı baştan aşağı yenilemesi gerekiyor.
Fakat yanıtlanmaya muhtaç dört soru “ateşten birer top” misali, duruyor orta yerde.
Bir: Meral Akşener’in eline neşteri alıp, böyle bir operasyona niyeti var mı?
İki: Başaracak gücü var mı?
Üç: Hem umut, hem güven verecek bir kadro kurma şansı var mı?
Dört: Üstelik seçim Ekim veya Kasım’da olursa, bütün bunları yapmaya zaman var mı?
Alın size “dört bilinmeyenli” bir denklem!

* * *

HDP’ye gelince, yaşadıkları bütün zorluklara rağmen en avantajlı parti durumundalar.
Ne de olsa, bütün maçları kendi sahalarında ve üstün bir taraftar desteği ile oynayacaklar.
Sorunları belli:
Tek hakimin yani hakemin göstereceği kırmızı kartlar!

* * *

Bir dileğim var.
Ülkedeki ve şehirlerdeki “tüm umutsuzlar” keşke bağımsız adaylar etrafında toplansa ve de sahaya öyle çıksa.
Mesela İzmir’de halkın güven ve sevgisine layık, bilgili, birikimli, yetenekli, vizyon sahibi, yürekli bir kişi çıksa meydana ve hep birlikte desteklesek onu.
Ve sonuçta “kederi, kader haline getiren” CHP’ye bir tokat, AKP’ye bir tokat, MHP’ye bir tokat atsak, pek güzel olmaz mı?
Belki “hayal” bu dediğim.
Olsun.
Ben hayali yaşayayım, siz gerçeği!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! / 11 Temmuz 2018 Çarşamba

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! Her yer, her haber, her manşet “İşte Erdoğan Kabinesi” başlığı ile dolu. Bence iyi oldu. “Kabine” kelimesinin ilk harfini “c” yapın, sonuna da “t” koyun; al sana, Cabinet. Mesela… Trump’s Cabinet. Artık Amerikalısı da, Cibutilisi de gördü mü “kabine” lafını; ne olduğunu bilecek. Herkes ne olup, bittiğini anlamazsa “dünya lideri” olunmaz zaten. Hemen faydasını gördük nitekim. Venezuela Devlet Başkanı Maduro, “Venezuela'nın dostu ve çok kutuplu yeni dünyanın lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın yemin törenine katılmak üzere Türkiye'ye gidiyorum” diye durumu ilan etti. Yemin törenine gelenler, yeni dünyanın hayli sivri kutuplarını temsil ediyorsa da, olsun! Hiç yoktan iyidir. * * * Erdoğan’s Cabinet’in bazı isimleri gerçekten ilginç. Mesela Turizm Bakanı, büyük bir turizm şirketi sahibi. Mesela Sağlık Bakanı, büyük bir hastane sahibi. Mesela Eğitim Bakanı, büyük bir okul sahibi. Hani neredeyse Ka...