Ana içeriğe atla

Adet yerini bulsun: Hayırlı olsun! / 6 Temmuz 2018 Cuma



Adet yerini bulsun: Hayırlı olsun!


Artık her şey, en sevdiği şarkıdaki gibi oldu.
Mesela, 7402 sayılı Sıtmanın İmhası Hakkında Kanunun 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi yok artık.
2549 sayılı Devlet Mezarlığı Hakkında Kanunun 2’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi de yok!
Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanunun 1’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İcra Vekilleri Heyeti” ibaresi yok.
477 sayılı Memleketlerinde Türk Tebaasından Kavanin ve Tedabiri İstisnaiyei Harbiyeyi Refetmiş Olan Devletlerin Türkiye’deki Tebaasına Mevzu Tedabirin De Refine Dair Kanunun 1’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Heyeti Vekile” ibaresi de yok!

* * *

Heyeti Vekile…
İcra Vekilleri Heyeti…
Bakanlar Kurulu…
Başbakan…
Hiçbiri yok ve artık hepsi bize “cumhurbaşkanını” hatırlatıyor!

* * *

Son çıkarılan kararnamede 71 madde halinde sıralanan benzer değişiklikler yetmemiş, bir de cila niyetine 72. Madde konmuş KHK’ya:
Yürürlükte bulunan kanun ve kanun hükmünde kararnameler ile 10/5/2018 tarihli ve 7142 sayılı Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnamelerin yürütme maddelerinde Bakanlar Kurulu ve bakanlara yapılmış olan atıflar Cumhurbaşkanına yapılmış sayılır.”
Zaten mesele toptan halledilmiş bu maddeyle, ne gerek vardı ötekilere?

* * *

Asıl olması gerekenler ise yok.
Mesela başkanlık sisteminde öykündüğümüz ABD’de olduğu gibi, bakan, yüksek yargı üyeleri, büyükelçi atamalarında “Senato onayı” şartı; ilerleyen günlerde gelir, getirilir mi?
Ya da ABD Anayasası’ndaki 25. Madde (Bakanlar Kurulu, Başkan’ın görev yapamaz hale geldiğine karar verip, yerine yardımcısını getirir) gibi bir madde…
Hadi canım, bakın işinize.
Güldürmeyin beni!

* * *

Gelelim, vahim yeniliklere!
Mesela:
Yeni sistemde Cumhurbaşkanı hem normal, hem de olağanüstü hal dönemlerinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarma yetkisine tek başına sahip. Cumhurbaşkanlığı kararnamesini KHK'dan ayıran en önemli özellik ise kanun hükmünde olmaması. Yani Cumhurbaşkanı meclis onayına sunmaksızın kararname çıkarabilecek.”
Eskiden, özellikle atamalarda falan ikili ya da üçlü kararname çıkarılırdı.
Şimdi gerekmiyor.
Ayrıca “gensoru” yok.
“Güvenoyu” yok.
“Sözlü soru” yok.
“Yazılı soruyu” ise tüm karar ve uygulamaların “tek sahibi” cumhurbaşkanına sormak yasak!

* * *

Mesela cumhurbaşkanı Bütçe’yi getirdi, Meclis kabul etmedi.
Bir daha geldi, tekrar onay vermedi.
ABD’de de olsa, dükkan kapanır!
Oysa bizde, eski Bütçe’nin rakamları güncellenerek, aynen “yola devam edilmesi” mümkün olacak.
Cumhurbaşkanı, yardımcıları ve bakanları “Yüce Divan’a göndermek” için de Meclis’te 400 oya ihtiyaç var.
Resmen ve fiilen “Meclis var ama yok” gibi bir durumla karşı karşıyayız yani.
Biz “adet yerini bulsun” diye, temennimizi yapalım yine de…
Hayırlı olsun!




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

İyi Parti’de KİM, kimdir? / 3 Temmuz 2018 Salı

İyi Parti’de KİM, kimdir? İyi Parti’den milletvekili seçilenlerin “siyasi aidiyetleri” anlaşılan başta İyi Partili yöneticiler olmak üzere çok kişide “meraka mucip” olmuş. Bence tereddüde mahal yok. Büyük bölümü eski MHP’li ve/veya ülkücü görüşe sahip. Malum, İyi Parti’den 43 kişi milletvekili seçildi. Aslında 42 kişi demek, daha doğru. Zira Afyon Milletvekili Gültekin Uysal Demokrat Parti Genel Başkanı, yani İyi Parti üyesi değil. Politikayla uzaktan yakından ilgisi olan üç kişi tanıyorum ki, bildiğim kadarıyla onların MHP ile bir bağı, bağlantısı olmadı: Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, Isparta Milletvekili Aylin Cesur, İzmir Milletvekili Aytun Çıray. * * * Milletvekili yapılan birkaç akademisyen, emekli diplomat ve işadamının siyasi görüşlerine dair ise bir fikrim yok: Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, Ankara Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, Erzurum Milletvekili Muhammet Naci Cinisli, İçel Milletvekili Zek...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...