Seçimin
kazananı çok!
Eşim
pazardan mısır almış, bir güzel kaynatmış.
“Yer
misin?” dedi, “ucundan azıcık” dedim.
Hep yaptığımız
gibi, tuz ektim üzerine.
Isırdım.
Öf.
Midem
kalktı, çıkardım hemen.
Resmen
mısır şurubundan yapılmış yoğun bir şeker tadı geldi ağzıma.
Ayrıca
mısır tanelerini çiğnemeye de gerek yok. Dokunduğunuz anda suyu fışkırıyor
ağzınıza.
“Mısır
şurubu” olmuş, şuruplu mısır.
Tatlı
için ayılan bayılanlar çok sevebilir.
Şuradan
buradan dünya kadar para verip, baklava alacaklarına bol bol mısır yesinler ve
tez vakitte şeker hastası (ve kim bilir daha kaç türlü hastalıktan muzdarip)
olsunlar!
* * *
24
Haziran’da kullanılan oyların pek çok anlamından biri de bu işte!
Cumhur
İttifakı’nı destekleyenler, mesela GDO’ya, mısır şurubuna falan da oy verdiler.
Soner
Yalçın’ın “Saklı Seçilmişler” adlı kitabında anlattığı her tehdide, her
tehlikeye koşar adım gitmek için, “durmak yok, yola devam” dediler!
Zira
tarımdaki dibe vurmuşluğun, gıda sektöründeki kaosun, insan sağlığını hiçe sayan
uygulamaların sorumlusu da; 16 yıldır ülkeyi yönetenler.
* * *
Geçen
hafta bugün, şehirleri birer “rant cenneti” olarak görenler de, seçimi
kazandılar.
O çok
büyük ve çoook ünlü müteahhitleri ile onların yerel yönetim ortaklarını (!)
öncelikle kutlamak şart.
Haydi,
hep bir ağızdan:
Kutlu
olsun!!!
* * *
Nerede
kupon bir arsa, nerede etrafı çevrilecek münhal bir arazi varsa; yine onların
olacak.
Bağlar,
bahçeler, tarlalar…
Sahiller,
ormanlar…
Neler
yapılacak oralara, bekleyin de görün.
Lüks
villalar, tatil köyleri, ortası havuzlu blok blok siteler, rezidanslar…
İş
merkezleri, AVM’ler…
En
mühimi gökdelenler tabii.
Yer
göreceli ufak bile olsa, diktin mi 50-60 katlı binayı; bak o zaman paraya!
* * *
Bazı
bölgeler fazlasıyla sapa olabilir hatta.
Aman
efendim, TOKİ ne güne duruyor.
Yaparsın
bol reklamlı bir kampanya, TOKİ’nin yanına koyarsın ismini, yaptığın daireleri
elini öpene satarsın.
Nasıl
olsa “devlet güvencesi” var, sana güvenmeyecekler de, bana mı güvenecekler?
* * *
Ve
dahi boşta kalan dağlar, tepeler bile kapışılacak hızla.
Sakın..
“Dağ,
tepe de ne?”
Demeyin
öyle…
Rüzgar
pervanesi dikmek için herkes bir dağ başı arıyor memklekette!

Yorumlar
Yorum Gönder