Ana içeriğe atla

Seçimin kazananı çok! / 1 Temmuz 2018 Pazar



Seçimin kazananı çok!


Eşim pazardan mısır almış, bir güzel kaynatmış.
“Yer misin?” dedi, “ucundan azıcık” dedim.
Hep yaptığımız gibi, tuz ektim üzerine.
Isırdım.
Öf.
Midem kalktı, çıkardım hemen.
Resmen mısır şurubundan yapılmış yoğun bir şeker tadı geldi ağzıma.
Ayrıca mısır tanelerini çiğnemeye de gerek yok. Dokunduğunuz anda suyu fışkırıyor ağzınıza.
“Mısır şurubu” olmuş, şuruplu mısır.
Tatlı için ayılan bayılanlar çok sevebilir.
Şuradan buradan dünya kadar para verip, baklava alacaklarına bol bol mısır yesinler ve tez vakitte şeker hastası (ve kim bilir daha kaç türlü hastalıktan muzdarip) olsunlar!

* * *
                                                 
24 Haziran’da kullanılan oyların pek çok anlamından biri de bu işte!
Cumhur İttifakı’nı destekleyenler, mesela GDO’ya, mısır şurubuna falan da oy verdiler.
Soner Yalçın’ın “Saklı Seçilmişler” adlı kitabında anlattığı her tehdide, her tehlikeye koşar adım gitmek için, “durmak yok, yola devam” dediler!
Zira tarımdaki dibe vurmuşluğun, gıda sektöründeki kaosun, insan sağlığını hiçe sayan uygulamaların sorumlusu da; 16 yıldır ülkeyi yönetenler.

* * *

Geçen hafta bugün, şehirleri birer “rant cenneti” olarak görenler de, seçimi kazandılar.
O çok büyük ve çoook ünlü müteahhitleri ile onların yerel yönetim ortaklarını (!) öncelikle kutlamak şart.
Haydi, hep bir ağızdan:
Kutlu olsun!!!

* * *

Nerede kupon bir arsa, nerede etrafı çevrilecek münhal bir arazi varsa; yine onların olacak.
Bağlar, bahçeler, tarlalar…
Sahiller, ormanlar…
Neler yapılacak oralara, bekleyin de görün.
Lüks villalar, tatil köyleri, ortası havuzlu blok blok siteler, rezidanslar…
İş merkezleri, AVM’ler…
En mühimi gökdelenler tabii.
Yer göreceli ufak bile olsa, diktin mi 50-60 katlı binayı; bak o zaman paraya!

* * *

Bazı bölgeler fazlasıyla sapa olabilir hatta.
Aman efendim, TOKİ ne güne duruyor.
Yaparsın bol reklamlı bir kampanya, TOKİ’nin yanına koyarsın ismini, yaptığın daireleri elini öpene satarsın.
Nasıl olsa “devlet güvencesi” var, sana güvenmeyecekler de, bana mı güvenecekler?

* * *

Ve dahi boşta kalan dağlar, tepeler bile kapışılacak hızla.
Sakın..
“Dağ, tepe de ne?”
Demeyin öyle…
Rüzgar pervanesi dikmek için herkes bir dağ başı arıyor memklekette!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! / 11 Temmuz 2018 Çarşamba

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! Her yer, her haber, her manşet “İşte Erdoğan Kabinesi” başlığı ile dolu. Bence iyi oldu. “Kabine” kelimesinin ilk harfini “c” yapın, sonuna da “t” koyun; al sana, Cabinet. Mesela… Trump’s Cabinet. Artık Amerikalısı da, Cibutilisi de gördü mü “kabine” lafını; ne olduğunu bilecek. Herkes ne olup, bittiğini anlamazsa “dünya lideri” olunmaz zaten. Hemen faydasını gördük nitekim. Venezuela Devlet Başkanı Maduro, “Venezuela'nın dostu ve çok kutuplu yeni dünyanın lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın yemin törenine katılmak üzere Türkiye'ye gidiyorum” diye durumu ilan etti. Yemin törenine gelenler, yeni dünyanın hayli sivri kutuplarını temsil ediyorsa da, olsun! Hiç yoktan iyidir. * * * Erdoğan’s Cabinet’in bazı isimleri gerçekten ilginç. Mesela Turizm Bakanı, büyük bir turizm şirketi sahibi. Mesela Sağlık Bakanı, büyük bir hastane sahibi. Mesela Eğitim Bakanı, büyük bir okul sahibi. Hani neredeyse Ka...