Ana içeriğe atla

Seçim sath-ı mailinden trajikomik manzaralar! / 20 Haziran 2018 Çarşamba



 Seçim sath-ı mailinden
 trajikomik manzaralar!


Milletvekili adaylarının “hal ve gidişlerini” sosyal medya hesaplarından izlemeye devam ederken, karşıma bir yığın trajikomik hikaye ve manzara çıkıyor.
Mesela dur durak demeden dolaşan AKP adayı Bilal Doğan’ın gittiği yerlerden biri:
Mardin Ömerli Topağaç Köyü Derneği.
Önce şaşırdım biraz.
İzmir’de Mardin’in bir köyü için dernek mi kurulur, diye!
Sonra araştırdım.
Buna benzer o kadar çok köy derneği var ki İzmir’de, gerçekten ve fena halde şaşarsınız!

* * *

Mesela CHP adayı Bedri Serter, “İş dünyasının sesi olacağım” demiş...
Nerede demiş?
İzmir Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaretinde!

* * *

Mesela İyi Parti adayı Mustafa Kerpişçi, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'ne gitmiş.
Altına da yazmış:
-        Sanayici, "İflasa sürükleniyoruz" diye dert yandı.
Tuhaf olan, paylaştığı fotoğrafların tekinde, başta kendisi, kahkahalar atan bir grup insan var!

* * *

Mesela yine İyi Parti’nin adaylarından Mehmet Tezkan, bir TV ekranı görüntüsünü yayınlamış.
Alttaki bantta şöyle yazıyor:
“İstanbullu Mehmat Tezkan, İzmir’den İyi Parti listelerinde…”
Hiç kusura bakmasın.
“Hoş geldin” demek, içimden gelmiyor!

* * *

Mesela AKP adayı Necip Nasır, şöyle diyor bir mesajında:
“Başbakanlık Müşavirimiz Sadettin Kılıç ve Milletvekili Adayımız Ceyda Bölünmez Çankırı ile birlikte Muşlu İş Adamları ve Girişimcileri Derneği'ni ziyaret ederek bayramlaştık.”
Sormazlar mı adama:
-       Başbakanlık Müşaviri’nin ne işi var seçim propagandasında?

* * *


Mesela CHP adayı Ednan Arslan, Ordu Gürgentepeliler Kültür ve Dayanışma Derneği'nin pikniğini ziyaret etmiş, “Gürgentepeli hemşehrilerimizle bir araya geldik” demiş.
Ordulu mu acaba Ednan bey?
Yok canım.
Erzincan’ın Tercan ilçesi, Bulmuş köyünde doğmuş!

* * *

Mesela İyi Parti adayı Müsavat Dervişoğlu, gerçek bir Ordulu.
Nitekim o da aynı pikniğe gitmiş. Ednan beyle aynı ifadeyi kullanıp, yani
“Ordu Gürgentepeliler Kültür ve Dayanışma Derneği’nin düzenlediği piknikte, hemşehrilerimizle bir araya geldik” dedikten sonra, eklemiş:
“İzmir’de seçilebilecek sıradan aday gösterilen tek Ordulu ve Karadenizli olarak, hem Sayın Akşener’e hem de İYİ Parti’ye oy istedim.”

* * *

Kıskandım doğrusu.
“İzmir’de seçilebilecek sıradan aday gösterilen” bir de Karşıyakalı olsaydı keşke!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! / 11 Temmuz 2018 Çarşamba

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! Her yer, her haber, her manşet “İşte Erdoğan Kabinesi” başlığı ile dolu. Bence iyi oldu. “Kabine” kelimesinin ilk harfini “c” yapın, sonuna da “t” koyun; al sana, Cabinet. Mesela… Trump’s Cabinet. Artık Amerikalısı da, Cibutilisi de gördü mü “kabine” lafını; ne olduğunu bilecek. Herkes ne olup, bittiğini anlamazsa “dünya lideri” olunmaz zaten. Hemen faydasını gördük nitekim. Venezuela Devlet Başkanı Maduro, “Venezuela'nın dostu ve çok kutuplu yeni dünyanın lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın yemin törenine katılmak üzere Türkiye'ye gidiyorum” diye durumu ilan etti. Yemin törenine gelenler, yeni dünyanın hayli sivri kutuplarını temsil ediyorsa da, olsun! Hiç yoktan iyidir. * * * Erdoğan’s Cabinet’in bazı isimleri gerçekten ilginç. Mesela Turizm Bakanı, büyük bir turizm şirketi sahibi. Mesela Sağlık Bakanı, büyük bir hastane sahibi. Mesela Eğitim Bakanı, büyük bir okul sahibi. Hani neredeyse Ka...