Ana içeriğe atla

Meclis Başkanı’na cevabımdır… / 12 Haziran 2018 Salı



Meclis Başkanı’na cevabımdır…


Din bilgini olmadığım gibi, dini konularda ahkam kesme yeterliliğine de sahip değilim.
Ne var ki, merak ederim.
Kafama takılan bir şey olduğunda, arar, soruşturur, yettiği kadarını öğrenirim.
Mesela nedir helal?
Haram nedir?
Kuran-ı Kerim’de bunların bir listesi yok.
Bazı surelerde, ayetlerde helalden ve haramdan söz ediliyor sadece.
Mesela Bakara Suresi 85. ayet:
“Buna rağmen siz, birbirinizi öldüren ve içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak birleşiyorsunuz. Haram olduğu halde insanları yurtlarından çıkarıp, esir düştüklerinde ise salıvermek için, onlardan fidye alıyorsunuz. Yoksa siz Kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden kim bunu yaparsa onun cezası, dünya hayatında rezillikten ibarettir. Kıyamet gününde de onlar azabın en şiddetlisine uğratılır. Çünkü Allah sizin yaptıklarınızdan habersiz değildir.”
Bu ayet günümüz koşulları dikkate alınarak –ki herhalde öyle yapılmalı- yorumlandığında…
Eyvah, eyvah!

* * *

En önemlisi ise Nahl Suresi 116. ayet olmalı.
Meali şöyle:
“Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak, ‘Bu helâldir, şu da haramdır’ demeyin! Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.”

* * *

Genel olarak bakıldığında “helal” olan, yararlı şeylerdir, “haram” ise zararlı olanlar…
Bunların kimi, insanın sadece kendisini ilgilendirir.
Kimi de herkesi.
Yani…
“Bireylerin sergilemiş olduğu davranışlar toplumun huzurunu kaçırarak, çatışmaya neden olacak türdense, bu davranışlar haram kategorisine dâhil edilmiştir” diyor, okuduğum bir kaynak.

* * *

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, milletvekillerine bir mektup göndermiş, “Helalleşmek inancımız ve örfümüzün bir gereğidir. Bu vesileyle karşılıklı olarak haklarımızı helal etmemizi diliyor ve temenni ediyorum” demiş.
Nahl Suresi 116. ayet, İsmail Kahraman’ın “sevaplarını ve günahlarını” kafama göre sıralamama engel.
Aksi halde “başkaları gibi” Allah’a karşı yalan uydurmuş olurum ki, böyle bir gaflete düşmekten sakınırım.
Yine de bu milletin bir ferdi olmam, dolayısıyla da TBMM Başkanı’nın dileğine muhatap sayılmam nedeniyle, iki çift laf etmeye hakkım var.
İki çift laf, 4 kelime eder.
O da şu:
“Hakkımı sana helal etmiyorum.”



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

İyi Parti’de KİM, kimdir? / 3 Temmuz 2018 Salı

İyi Parti’de KİM, kimdir? İyi Parti’den milletvekili seçilenlerin “siyasi aidiyetleri” anlaşılan başta İyi Partili yöneticiler olmak üzere çok kişide “meraka mucip” olmuş. Bence tereddüde mahal yok. Büyük bölümü eski MHP’li ve/veya ülkücü görüşe sahip. Malum, İyi Parti’den 43 kişi milletvekili seçildi. Aslında 42 kişi demek, daha doğru. Zira Afyon Milletvekili Gültekin Uysal Demokrat Parti Genel Başkanı, yani İyi Parti üyesi değil. Politikayla uzaktan yakından ilgisi olan üç kişi tanıyorum ki, bildiğim kadarıyla onların MHP ile bir bağı, bağlantısı olmadı: Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, Isparta Milletvekili Aylin Cesur, İzmir Milletvekili Aytun Çıray. * * * Milletvekili yapılan birkaç akademisyen, emekli diplomat ve işadamının siyasi görüşlerine dair ise bir fikrim yok: Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, Ankara Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, Erzurum Milletvekili Muhammet Naci Cinisli, İçel Milletvekili Zek...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...