Ana içeriğe atla

Kabustan beter bir dejavu! / 25 Haziran 2018 Pazartesi




Kabustan beter bir dejavu!


Renk renk, boy boy, çeşit çeşit mumlarla süsledik ülkeyi.
Kandiller, fenerler astık her yere.
Antika gaz lambalarını bile çıkardık sakladığımız dolaplardan.
Işıl ışıl oldu memleketim.
Titrek ampulün kasvetli ışığına inat!
Ve devasa bir “şenlik ateşi” yaktık tam orta yere.
Güneşin doğacağı 8 Temmuz’un “müjdecisi olsun” diye!

* * *

Ama ve ama ve ama…
Ne olduysa oldu, bir kez daha.
Güneş yine doğmadan, doğamadan batırıldı sanki.
AA rumuzuyla maruf bir teşkilat, seçimlerin kayıtsız şartsız tek hakimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yerine geçti.
Patır patır sayılar, oranlar ilan etti.
Falanca ilde Recep Tayyip Erdoğan yüzde şu kadar…
Filanca ilde Ak Parti yüzde bu kadar…
Türkiye’de MHP yüzde “izah edilemeyecek” kadar!

* * *

Anaaaa.
Bir de baktık iş bitmiş!!!
Recep Tayyip Erdoğan ekranda zafer konuşması yapıyor.
İnanılır gibi değil, AA gibi ipiyle kuşağıyla kendisine bağlı bir teşkilatın lafıyla zafer mi kutlanır?

* * *

Yine ve yine ve yine “oldubittiye getirilmiş” bir seçim gecesi yaşandı, yaşanıyor.
Çok fena çok.
“Dejavu” denen durumun, danikası.
Geçen 16 yıla “kabus” demişiz, boşuna.
Asıl kabus bu!

* * *

Birazdan gazetemin baskı saati gelip, kapıya dayanacak.
Yazıma son noktayı koymak zorunda kalacağım.
Fakat aklım Yüksek Seçim Başkanı Güven’de…
Sana güvenmediğimi defalarca yazdımSayın Güven.
An itibarıyla tekrar haklı çıktım.
Dilerim, ilerleyen saatlerde beni yanıltırsın!

* * *

Ya sizler!!!!
Muharrem İnce, Meral Akşener, Temal Karamollaoğlu ve elbette siz sayın Kemal Kılıçdaroğlu; neredesiniz?
Şu saate kadar sesiniz sedanız çıkmadı nedense.
Sözcülerinizin “AA’ya inanmayın. YSK sonuçları henüz girmedi. Sandık başından ayrılmayın” çığlıklarını da duymadınız herhalde!
Ve herhalde “az sonra” veya “biraz sonra” konuşacaksınız.
Ne diyeceksiniz, bilemem.
Kesin olan şey şu ki, geç kaldınız.
Ortaya çıkmakta…
Tavrını açıklamakta...
Korkarım tekrar ve yine ve de bir kez daha çok geç kaldınız!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

İyi Parti’de KİM, kimdir? / 3 Temmuz 2018 Salı

İyi Parti’de KİM, kimdir? İyi Parti’den milletvekili seçilenlerin “siyasi aidiyetleri” anlaşılan başta İyi Partili yöneticiler olmak üzere çok kişide “meraka mucip” olmuş. Bence tereddüde mahal yok. Büyük bölümü eski MHP’li ve/veya ülkücü görüşe sahip. Malum, İyi Parti’den 43 kişi milletvekili seçildi. Aslında 42 kişi demek, daha doğru. Zira Afyon Milletvekili Gültekin Uysal Demokrat Parti Genel Başkanı, yani İyi Parti üyesi değil. Politikayla uzaktan yakından ilgisi olan üç kişi tanıyorum ki, bildiğim kadarıyla onların MHP ile bir bağı, bağlantısı olmadı: Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, Isparta Milletvekili Aylin Cesur, İzmir Milletvekili Aytun Çıray. * * * Milletvekili yapılan birkaç akademisyen, emekli diplomat ve işadamının siyasi görüşlerine dair ise bir fikrim yok: Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, Ankara Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, Erzurum Milletvekili Muhammet Naci Cinisli, İçel Milletvekili Zek...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...