Ana içeriğe atla

“İlle de kadın olsun” demiyorum! / 6 Haziran 2018 Çarşamba


“İlle de kadın olsun” demiyorum!


İzmir Milletvekili Nükhet Hotar’ın mesajı aynen şöyle:
AK Kadınlar tarih yazacak… 24 Haziran’da 125 kadın milletvekili adayımız ile; Mecliste tarihi rekora imza atacağız.”
Atmadan önce bakmak lazım.
Neye?
Mesela kadınların varlığını en görkemli şekilde hissettirdiği şehir olan İzmir’deki, AKP’nin aday listelerine.
Bakalım öyleyse.
Bugün bonkörlüğüm üzerimde.
Varsayalım ki AKP, İzmir’in iki bölgesinden de 4’er milletvekili çıkarsa; kaç kadın girecek Meclis’e.
Sayı ile 1.
Yazı ile bir.
O da yeniden aday olmayan Nükhet Hotar’ın yerine Mardin’den transfer gelen Ceyda Bölünmez Çankırı adlı hanımefendi.
Pardon yani…
Rekor bunun neresinde?

* * *

KADER hesabı çoktan yapmış zaten:
“Madde 1- Aday listelerine baktığımızda en çok dikkat çeken konu partilerin kadın temsiliyetinde yine ne kadar ‘cimri’ davrandıkları olmuştur.
Madde 2- Erkek egemen siyaset yapısının tasavvuru sonucu 4 bin 200 aday arasında sadece 931 kadın yer almış; bu kadın adayların da yalnızca %5,4‘ü birinci sıradan yer bulabilmiştir.
Madde 3- Nüfusun % 50’sini, seçmenlerin ise % 51’ni oluşturan kadınların milletvekilliğine ‘Seçme ve Seçilme Hakkı’nı elde edişlerinin 84. yılında listelerde sadece % 22 oranında yer bulabilmiş olması bizlere gösteriyor ki; bu dönemde de her konuda olduğu gibi kadınlar hakkındaki kararları yine erkekler verecek!”

* * *

Mesele “ille de kadın” olsun da değil, aslına bakarsanız!
İster erkek olsun, ister kadın olsun; vekil olan kişi Meclis’e gittiğinde taşıdığı sorumluluğun hakkını versin, önce milletin sesine kulak versin mutlaka.
Mesela Meclis kürsüsüne çıksın, mümkünse hiç inmesin!
Hatırlayın rahmetli Kamer Genç’i…
Muhalefette veya iktidarda iken, partili ya da partisiz iken; tek kişilik ordu gibiydi.
Herkesten aynı performans beklenemez tabii.
Ama bir milletvekili arada ses verir en azından, öyle değil mi?

* * *

Sözün başındaki mesajın sahibi olan Nükhet Hotar tam 3 dönem milletvekilliği yaptı.
Yaptı da, ne yaptı?
Ona da bakalım.
TBMM kayıtlarına göre 3 dönemde Meclis kürsüsüne kaç defa çıkmış, Meclis komisyonlarında kaç defa söz alıp, konuşmuş; dersiniz?
HİÇ.
Nükhet Hotar zarif bir hanımefendidir.
Kendisini asla üzmek istemem ama…
Böyle de milletvekilliği yapılmaz ki!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! / 11 Temmuz 2018 Çarşamba

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! Her yer, her haber, her manşet “İşte Erdoğan Kabinesi” başlığı ile dolu. Bence iyi oldu. “Kabine” kelimesinin ilk harfini “c” yapın, sonuna da “t” koyun; al sana, Cabinet. Mesela… Trump’s Cabinet. Artık Amerikalısı da, Cibutilisi de gördü mü “kabine” lafını; ne olduğunu bilecek. Herkes ne olup, bittiğini anlamazsa “dünya lideri” olunmaz zaten. Hemen faydasını gördük nitekim. Venezuela Devlet Başkanı Maduro, “Venezuela'nın dostu ve çok kutuplu yeni dünyanın lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın yemin törenine katılmak üzere Türkiye'ye gidiyorum” diye durumu ilan etti. Yemin törenine gelenler, yeni dünyanın hayli sivri kutuplarını temsil ediyorsa da, olsun! Hiç yoktan iyidir. * * * Erdoğan’s Cabinet’in bazı isimleri gerçekten ilginç. Mesela Turizm Bakanı, büyük bir turizm şirketi sahibi. Mesela Sağlık Bakanı, büyük bir hastane sahibi. Mesela Eğitim Bakanı, büyük bir okul sahibi. Hani neredeyse Ka...