İhaneti gördüm!
Aynen Cem Karaca’nın
dediği gibi:
“Ben suyumu kazandım da içtim
ekmeğimi böldüm de yedim
alkışı duydum, ihaneti gördüm
sesim de oldu sessizliğim de”
ekmeğimi böldüm de yedim
alkışı duydum, ihaneti gördüm
sesim de oldu sessizliğim de”
Sevdiğinden, güvendiğinden, dost bildiğinden
kazık yemek; of, ne kadar kötü bir şey.
Kötü de olsa, şaşırmıyorum artık ihanete
uğradığımda.
Ama “üzülmüyorum” dersem, yalan olur.
Neticede insanım.
İnsan üzülür.
İnsansa üzülür!
İyi tarafım şu.
Çabuk geçiyor üzüntüm.
Takmıyorum fazla.
Hainler sevinebilir:
Bir çentik bile atmıyorum tahtaya!
* * *
Kişisel açıdan durum böyle.
Diğer yanda ülkeye, vatana, halka ihanet
edilmesi durumu var ki; orada hoşgörü namına eser bulamazsınız bende.
Son derece katıyım.
Hatta acımasızım.
O nedenle muhalefet liderleri, ağızlarından
çıkan sözlere, mitralyözden fırlarcasına ortalığa saçtıkları vaatlere dikkat
etsinler.
* * *
Sen, zindanlara attığın insanları karanlığa
mahkum edeceksin.
Sen, işini elinden aldığın insanları çoluk,
çocuk aç bırakacaksın.
Sen, onurunu ayaklar altına aldığın
çaresizlere intihardan başka seçenek tanımayacaksın.
Sen.
Sen.
Sen…
Ah, sen yok musun sen!
Bir de hoşgörü mü bekleyeceksin, hiçbir şey
yapmamışcasına.
Yok öyle yağma.
* * *
Şanlıurfa’nın AKP’li
Ceylanpınar belediye başkanı Menderes Atilla, partisinin bir seçim
toplantısında yaptığı konuşmada belediyenin kadrolu işçilerini tehdit ederek, “Eğer
oy vermezlerse onları kadrodan çıkarıp, eskisi gibi işsiz yapmak benim namus
borcumdur” demiş
ya…
Sen dur.
Dur orada.
O borç, asıl bizim borcumuzdur!

Yorumlar
Yorum Gönder