Ana içeriğe atla

Her yer İzmir olsaydı... / 28 Haziran 2018 Perşembe



Her yer İzmir olsaydı!


Muharrem İnce İzmir’in 17 ilçesinde yüzde 50’nin üzerinde oy almış, 5 ilçesinde de yüzde 49.
Recep Tayyip Erdoğan sadece Kiraz’da yüzde 49.9’a kadar çıkmış, 50 olamamış!
Yani sadece İzmir’in toplamında değil, 30 ilçesinin tamamında da yüzde 50 sınırının altında kalmış.
Eğer hep söylendiği ve istendiği gibi “her yer İzmir olsaydı” Erdoğan tekrar başkan olamayacak, o koltuğa Muharrem İnce oturacaktı.

* * *

Türkiye her bir yanı birbirinden çok farklı.
Mesela Recep Tayyip Erdoğan, Sincik Belediye Başkanı’nı arayıp, kendisine yüzde 94.5 oranında oy verdikleri için teşekkür etmiş.
Sincik, Adıyaman’ın bir ilçesi.
Orada yaşadığınızı düşünün.
Sokakta karşılaştığınız her 100 kişiden eğer şanslıysanız 94’ü (şanssızsanız 95’i), Erdoğan’a medyun ve şükran hissiyle dolu!
Of.
Sevginin bu kadarı, boğar insanı!

* * *

Pazar günü iki parti, halkı çok şaşırttı.
Biri MHP, öteki İyi Parti.
MHP’yi henüz çözemedim!
“Boş laf” dışında bir şey söyleyen de yok.

* * *

İyi Parti’deki manzara kısmen belli.
Netleşmesi için gereken, parti heyetlerinin toplanması, iyice muhasebe yapması ve bir zahmet ikna edici şekilde hesap vermesidir seçmenine.
Yok öyle, “yeni kurulan bir partinin yüzde 10 oy alması başarıdır” lafıyla çamura yatmak.
O zaman 40-45 gün öncesini hatırlatırlar size.
Hani fazlasıyla yüksekten uçtuğunuz, yüzde 15-20’lik tahminlere bile burun kıvırdığınız zamanları!
Ben soruyorum da…
Acaba ve mesela İyi Partili kurmaylar da soruyor mu kendilerine “Aday listelerinin tepesine sadece bizim gibi eski MHP’lileri yerleştirmekle doğru mu yaptık” diye?
Tamam.
“Sadece” sözcüğü biraz abartılı oldu.
Sanırım “yüzde 75-80 oranında MHP’li” dersem, anlaşırız!
Velhasıl önceki gün yazdığım bir cümle vardı ya, tam onlara göre:
“Umut bağlananlar arasında ‘gemisini kurtaran’ yoktu ama ‘paçasını kurtaran’ çoktu!”
Zaten bu yüzdendir ki, başta umut verip, hemen ardından güven veremediğiniz içindir ki; saplanıp kaldınız sırat köprüsünün tam üzerine.

* * *

İzmir’e gelelim.
AKP var olduğu sürece, İzmir’in çoğu ilçesinde ve il genelinde CHP’nin kimi aday gösterirse göstersin seçim kazanacağı; bilmem kaçıncı kez kanıtlandı.
Mesela bu kez de, Karabağlar belediye başkanlığına talip olmuş, Adıyaman Sincikli bir vatandaşı alıp, Karşıyaka’dan belediye başkanlığına aday gösterebilirler.
CHP’li parti büyüklerinin içi rahat olsun.
“Seçmene ayıp ederiz” diye bir dertleri olmazsa yine, garanti veririm, o da kazanır!



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! / 11 Temmuz 2018 Çarşamba

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! Her yer, her haber, her manşet “İşte Erdoğan Kabinesi” başlığı ile dolu. Bence iyi oldu. “Kabine” kelimesinin ilk harfini “c” yapın, sonuna da “t” koyun; al sana, Cabinet. Mesela… Trump’s Cabinet. Artık Amerikalısı da, Cibutilisi de gördü mü “kabine” lafını; ne olduğunu bilecek. Herkes ne olup, bittiğini anlamazsa “dünya lideri” olunmaz zaten. Hemen faydasını gördük nitekim. Venezuela Devlet Başkanı Maduro, “Venezuela'nın dostu ve çok kutuplu yeni dünyanın lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın yemin törenine katılmak üzere Türkiye'ye gidiyorum” diye durumu ilan etti. Yemin törenine gelenler, yeni dünyanın hayli sivri kutuplarını temsil ediyorsa da, olsun! Hiç yoktan iyidir. * * * Erdoğan’s Cabinet’in bazı isimleri gerçekten ilginç. Mesela Turizm Bakanı, büyük bir turizm şirketi sahibi. Mesela Sağlık Bakanı, büyük bir hastane sahibi. Mesela Eğitim Bakanı, büyük bir okul sahibi. Hani neredeyse Ka...