Ana içeriğe atla

“Hem ders, hem dert” olsun bizi yönetenlere! / 24 Haziran 2018 Pazar yazısı



“Hem ders, hem dert olsun bizi yönetenlere!


Sadece kitabı değil, gözlerimi de kapadım.
Kafam karıştı.
Ruhum daraldı.
Şu üç cümle, çıkmadı aklımdan:
“Kimi yargılayacaklarını, nasıl yargılayacaklarını bilmiyorlar; neyin iyi, neyin kötü olduğunda anlaşamıyorlardı. Kim suçlanacak, kim aklanacak, kimsenin bildiği yoktu. İnsanlar anlamsız bir hınç ve öfkeyle birbirini öldürüyorlardı.”

* * *

Of be Dostoyevski.
Ürküttün beni.
Sadece beni mi?
Suç ve Ceza romanı, insanları derinden etkiliyor 1866 yılından beri.

BBC Kültür Servisi’nin derlediği “Dünyayı Biçimlendiren 100 Hikaye” listesinde, bu roman 23’üncü sırada yer alıyor.

Dünyanın farklı yerlerinden, farklı uluslarından; yüzyıllar öncesinden başlayıp, bugünlere kadar gelen edebi eserler listede yer bulmuş kendine.
(Haberin ve listenin tamamı için https://feyzih.blogspot.com adresine                   bakabilirsiniz.)

* * *

“Bizden” birini göremedim maalesef.
14’üncü sırada yazarı ve zamanı bilinmeyen “Gılgamış Destanı” var ama ona da “bizden” denir mi, sanmam.
Fakat yaşadığımız topraklardan çıkan, hem de İzmirli olan bir dev bilge yazar var ki, iki eseri ile damgasını vurmuş listeye.
O kişi Homeros.
Odysseia 1’inci sırada.
İlyada ise 10’uncu sırada.

* * *

Türkiye ve hele İzmir böylesine ihtişamlı bir şanın, şöhretin, zenginliğin sahibi aslında.
Ama sorarsanız:
“Türkiye ve İzmir bunun ne kadar farkında?”
Yanarım.
Yıkılırım.
Kahrolurum işte o zaman.

* * *

Yıllar boyu yazdım, söyledim; “Homeros yeniden hayat bulmalı bu topraklarda. Dolaşmalı İzmir’in sokaklarında. Yerkürenin her yerinden kendisini ziyarete gelen insanları selamlamalı coşkuyla” dedim.
Demesine dedim de, boşuna.
İki parka adını vermekle, bir taş tableti Meles’e dikmekle bu iş olmaz.
Olmadı da.
Olamaz da!

* * *

Hayal edeceksin arkadaş.
Büyük düşünecek ve yaratıcı olacaksın.
Kararlı ve cesur olacaksın.
Oscar kazanan filmlere eş değer senaryolar yazdıracaksın.
İzmir’in dört bir köşesini plato yapacaksın.

Ve Homeros, Odysseia’da yazdığı cümle ileGünah değil mi böyle kara kara düşünmek masmavi aydınlığın karşısında?” diyerek, seslenecek karşısında toplananlara.

Bak o zaman neler olacak!



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

İyi Parti’de KİM, kimdir? / 3 Temmuz 2018 Salı

İyi Parti’de KİM, kimdir? İyi Parti’den milletvekili seçilenlerin “siyasi aidiyetleri” anlaşılan başta İyi Partili yöneticiler olmak üzere çok kişide “meraka mucip” olmuş. Bence tereddüde mahal yok. Büyük bölümü eski MHP’li ve/veya ülkücü görüşe sahip. Malum, İyi Parti’den 43 kişi milletvekili seçildi. Aslında 42 kişi demek, daha doğru. Zira Afyon Milletvekili Gültekin Uysal Demokrat Parti Genel Başkanı, yani İyi Parti üyesi değil. Politikayla uzaktan yakından ilgisi olan üç kişi tanıyorum ki, bildiğim kadarıyla onların MHP ile bir bağı, bağlantısı olmadı: Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, Isparta Milletvekili Aylin Cesur, İzmir Milletvekili Aytun Çıray. * * * Milletvekili yapılan birkaç akademisyen, emekli diplomat ve işadamının siyasi görüşlerine dair ise bir fikrim yok: Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, Ankara Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, Erzurum Milletvekili Muhammet Naci Cinisli, İçel Milletvekili Zek...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...