Ana içeriğe atla

Haber kutsal, yorum hürdür / 19 Haziran 2018 Salı



Haber kutsal, yorum hürdür


Gerçek gazeteciler, bu sözün ışığı ile aydınlatırlar hayatlarını ve dünyayı.
Vicdanlarına kazınmıştır , beyinlerine işlenmiştir; haberin kutsal, yorumun hür olduğu.
Aksi kabul edilemez ve hatta düşünülemez.
Oysa aksi, “geçer akçe” olmuştur bugün.
Haber “bayağı, takla attırılan, yalan” ise muteberdir.
Yorum zaten tutsaktır!

* * *

Birazcık baktığını gören her göz, okuduğunu azıcık anlayan her kafa; doğal olarak işin farkında.
Olmayanlar için ise hani şu Urfa’da olmadığı için İbrahim Tatlıses’in gidemediği Oxford Üniversitesi koşmuş yardımlarına!

-       Oxford Üniversitesi’nin araştırmasında en fazla uydurma habere Türkiye’de rastlandığı ortaya çıktı. Türkiye’den katılımcıların yüzde 49’u ‘siyasi veya ticari sebeplerle tamamen uydurma haberlerle karşılaştığını söyledi.
-       Araştırma internette siyasi görüşlerini paylaşmaktan en çok Türkiye’den katılımcıların endişe ettiğini de ortaya çıkardı. “İnternette siyasi görüşlerimi açık bir şekilde ifade etme konusunda dikkatli düşünme eğilimindeyim çünkü bu durum yetkililerle sorun yaşamama sebep olabilir” ifadesine Türkiye’den anketi cevaplandıranların yüzde 65’i katıldığını belirtti.
-       Raporun Türkiye bölümünde basın özgürlüğünün geçen yıl daha da geriye gittiği vurgulandı. Bunun sebebi olarak gazetecilere artan baskı, internet yayınlara getirilen RTÜK kontrolü ve Doğan Holding’e ait medyanın iktidara yakın Demirören Holding’e satılması gösterildi.
-       Rapora göre internet, iktidar karşıtı kişiler için ana haber kaynağı durumunda.
-       Haberin tamamı için: https://feyzih.blogspot.com

* * *

Bizi “utandıran” daha pek çok saptama var Oxford’un araştırma raporunda.
Utanmalıyız gerçekten.
Haberin namusunu iğfal edenlerden utanmalıyız.
Haberi bir silah olarak kullanan, gazeteci kılığındaki tetikçilerden utanmalıyız.
“Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması, üstüne titrenilmesi gereken ve mukaddes” anlamına da gelen “kutsal” kavramının ayaklar altına alınmasından utanmalıyız.
Yorumu “gerçeği arayarak, sorgulayarak, vicdanına danışarak, aklın süzgecinden geçirerek” yapmak yerine; biatı esas alan, yağcılığı ve yaranmayı öne çıkaran, emir komuta zincirine bağlanan kuklalardan utanmalıyız.

* * *

Bizi biz olmaktan çıkaran nedenlerin başında, “utanmak” gibi, özenle korunması gereken erdemli bir davranışın da; yüzsüz, arsız ve utanmazlar tarafından yok edilmesi gelmiyor mu zaten?
Durun hele.
Sizin de devriniz bitecek.
Ne güzel yazmış, üstat Burhan Felek:
"Utanmazlık siyasetinin veya utanmaz siyasinin önünde sonunda foyası meydana çıkar."


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! / 11 Temmuz 2018 Çarşamba

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! Her yer, her haber, her manşet “İşte Erdoğan Kabinesi” başlığı ile dolu. Bence iyi oldu. “Kabine” kelimesinin ilk harfini “c” yapın, sonuna da “t” koyun; al sana, Cabinet. Mesela… Trump’s Cabinet. Artık Amerikalısı da, Cibutilisi de gördü mü “kabine” lafını; ne olduğunu bilecek. Herkes ne olup, bittiğini anlamazsa “dünya lideri” olunmaz zaten. Hemen faydasını gördük nitekim. Venezuela Devlet Başkanı Maduro, “Venezuela'nın dostu ve çok kutuplu yeni dünyanın lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın yemin törenine katılmak üzere Türkiye'ye gidiyorum” diye durumu ilan etti. Yemin törenine gelenler, yeni dünyanın hayli sivri kutuplarını temsil ediyorsa da, olsun! Hiç yoktan iyidir. * * * Erdoğan’s Cabinet’in bazı isimleri gerçekten ilginç. Mesela Turizm Bakanı, büyük bir turizm şirketi sahibi. Mesela Sağlık Bakanı, büyük bir hastane sahibi. Mesela Eğitim Bakanı, büyük bir okul sahibi. Hani neredeyse Ka...