Dip
dalganın adresi…
Gelip
gidip o kadar çok dibe vurduk ki, kabak gibi oyuldu orası, derin bir çukur
oluştu.
Boşluklar
hemen dolar, nitekim hızla akın etti ne varsa.
Bu kez şişti
şişti kabardı iyice.
Of.
Dibimiz
ateş misali.
Yanıyor.
Fokur
fokur kaynıyor.
Hissediyoruz
ama sıcaklığın kaç derece olduğunu ölçemiyoruz!
Biliyoruz, öfke büyük.
Biliyoruz, öfke büyük.
İnfial
dehşet.
Patlayacak
bir yerde.
Fakat
nerede?
Kimleri
yerle bir edecek?
Kimleri
fırlatacak tepelere?
İşte onu
bilemiyoruz.
* * *
Geçenlerde
de yazdım:
“Dip dalga
geliyor.”
Hele
şimdi, herkesin ağzında aynı söz.
Mesela
Kemal Kılıçdaroğlu, kendi hesabına yormuş o ürperten sessizliği:
“Gerçekten
bir dip dalga geliyor. Muharrem İnce 1. turda da cumhurbaşkanlığı koltuğuna
oturabilir.”
Olur mu
gerçekten?
Şu ana
kadar Muharrem İnce harika bir performans gösterse de, şansı dip dalgadan yana
yaver gider mi o denli?
Yani onu şimdi
göründüğü yerde mi tutacak, yoksa farklı bir noktada mı bırakacak?
* * *
Dip
dalgayı umut ve heyecanla bekleyenlerden biri de Meral Akşener.
Hakkıdır.
Anketlerde
bir bakmışsın yüzde 20’nin üzerinde, bir bakmışsın yüzde 10’un altında.
Resmen
dalga geçiyorlar kadınla.
Ve dikkat
edin.
Tek başına
büyük mücadele veriyor.
Yanında ciddi
biçimde örgütlenmiş bir güç yok.
Tamamen
gönüllerinden kopup, gelen coşkuyla meydanlara koşan insanların oluşturduğu
sevgi haresi sarıyor çevresini.
24 Haziran
gecesi, dip dalga denilen olgunun kuvveden fiile geçtiğine tanık olursak eğer;
dalganın ilk adresi o olacak sanki.
* * *
Keza
Saadet Partisi de refah dolu günlerine dönmeyi beklemekte.
2002
seçiminde yaşadığı tsunami ile malını mülkünü AKP’ye kaptırdıktan sonra, biraz
olsun vaziyeti kurtarmak istiyor dip dalga sayesinde.
AKP’ye
gelince…
Gemi filoları
alabora olmadan, kaçan kurtulur bence!

Yorumlar
Yorum Gönder