Ana içeriğe atla

Dip dalganın adresi… / 16 Haziran 2018 Cumartesi



Dip dalganın adresi…


Gelip gidip o kadar çok dibe vurduk ki, kabak gibi oyuldu orası, derin bir çukur oluştu.
Boşluklar hemen dolar, nitekim hızla akın etti ne varsa.
Bu kez şişti şişti kabardı iyice.
Of.
Dibimiz ateş misali.
Yanıyor.
Fokur fokur kaynıyor.
Hissediyoruz ama sıcaklığın kaç derece olduğunu ölçemiyoruz!
Biliyoruz, öfke büyük.
İnfial dehşet.
Patlayacak bir yerde.
Fakat nerede?
Kimleri yerle bir edecek?
Kimleri fırlatacak tepelere?
İşte onu bilemiyoruz.

* * *

Geçenlerde de yazdım:
“Dip dalga geliyor.”
Hele şimdi, herkesin ağzında aynı söz.
Mesela Kemal Kılıçdaroğlu, kendi hesabına yormuş o ürperten sessizliği:
“Gerçekten bir dip dalga geliyor. Muharrem İnce 1. turda da cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturabilir.”
Olur mu gerçekten?
Şu ana kadar Muharrem İnce harika bir performans gösterse de, şansı dip dalgadan yana yaver gider mi o denli?
Yani onu şimdi göründüğü yerde mi tutacak, yoksa farklı bir noktada mı bırakacak?

* * *

Dip dalgayı umut ve heyecanla bekleyenlerden biri de Meral Akşener.
Hakkıdır.
Anketlerde bir bakmışsın yüzde 20’nin üzerinde, bir bakmışsın yüzde 10’un altında.
Resmen dalga geçiyorlar kadınla.
Ve dikkat edin.
Tek başına büyük mücadele veriyor.
Yanında ciddi biçimde örgütlenmiş bir güç yok.
Tamamen gönüllerinden kopup, gelen coşkuyla meydanlara koşan insanların oluşturduğu sevgi haresi sarıyor çevresini.
24 Haziran gecesi, dip dalga denilen olgunun kuvveden fiile geçtiğine tanık olursak eğer; dalganın ilk adresi o olacak sanki.

* * *

Keza Saadet Partisi de refah dolu günlerine dönmeyi beklemekte.
2002 seçiminde yaşadığı tsunami ile malını mülkünü AKP’ye kaptırdıktan sonra, biraz olsun vaziyeti kurtarmak istiyor dip dalga sayesinde.
AKP’ye gelince…
Gemi filoları alabora olmadan, kaçan kurtulur bence!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

İyi Parti’de KİM, kimdir? / 3 Temmuz 2018 Salı

İyi Parti’de KİM, kimdir? İyi Parti’den milletvekili seçilenlerin “siyasi aidiyetleri” anlaşılan başta İyi Partili yöneticiler olmak üzere çok kişide “meraka mucip” olmuş. Bence tereddüde mahal yok. Büyük bölümü eski MHP’li ve/veya ülkücü görüşe sahip. Malum, İyi Parti’den 43 kişi milletvekili seçildi. Aslında 42 kişi demek, daha doğru. Zira Afyon Milletvekili Gültekin Uysal Demokrat Parti Genel Başkanı, yani İyi Parti üyesi değil. Politikayla uzaktan yakından ilgisi olan üç kişi tanıyorum ki, bildiğim kadarıyla onların MHP ile bir bağı, bağlantısı olmadı: Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, Isparta Milletvekili Aylin Cesur, İzmir Milletvekili Aytun Çıray. * * * Milletvekili yapılan birkaç akademisyen, emekli diplomat ve işadamının siyasi görüşlerine dair ise bir fikrim yok: Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, Ankara Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, Erzurum Milletvekili Muhammet Naci Cinisli, İçel Milletvekili Zek...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...