Ana içeriğe atla

“Cumhur Kıraathanesi” demek, daha doğru! / 9 Haziran 2018 Cumartesi



“Cumhur Kıraathanesi” demek, daha doğru!


Seçim öncesinde “boş vaat” duymaya tahammül edemiyorum.
“Dolusu var mı” sorusuna, mesela çoğunluğu kadınlardan oluşan ve İzmir’de kurulan “Kalkınma, Göç ve Sosyal Politikalar Derneği”; partilerin “kadınlar, engelliler ve göçmenler” ile ilgili vaatlerini saptayıp, karşılaştırarak cevap aramış.
Hazırladıkları rapora “demis.org.tr” adresinden ulaşabilirsiniz ama sonuç bölümündeki şu ifade bile sorunlara önerilen vaatlerin üçer-beşer cümleyle geçiştirildiğini anlamaya yetiyor:
“Ezcümle, seçim beyannamelerinde kadınlar, engelliler ve göçmenler ile ilgili politikalara yer verilmesi pozitif bir adım olarak görülmekte iken siyasi partilerin bu vaatleri kısa, orta ve uzun vadeli olarak sunmalarının beklentiler açısından daha faydalı olacağı düşünülmektedir.”
Tamam.
Seçim beyannameleri destan gibi yazılmaz.
Fakat orada cek-cak diye sıraladığın her vaadin en azından bazılarının “uygulama koşulları ve aşamalarını” açıklamazsan, mesela bir kitapçık halinde sunmazsan vatandaşa, ettiğin her laf  “boş vaat” olmaktan öte anlam taşımaz!

* * *

“Aya dört şeritli yol yapacağım, dese; vallahi inanırız” diyenlerden değilim çok şükür.
Aklım, başım yerinde.
Beklediğim ise gerçekleştirilebilir ve uygulanabilir ve de ayrıntıları ile açıklanan proje.
Yeni bir projem daha var. İnşallah millet kıraathaneleri kuracağız. İskambil oynanan değil, kitaplarla döşeli, içeride kahvesi, keki olacak. Gençlerimiz yaşlılarımız gelecek. Hem kitabını okuyacak, hem kekini alacak, çayını kahvesini alacak; ücretsiz, ücretsiz. Yani buralar adeta hayata ne katacak, ruh katacak ruh. 24 saat açık olacak" demekle, nereye gider Türkiye?

* * *

Mesela soralım:
-       Millet Kıraathanesi yerine Cumhur Kıraathanesi dense daha uygun olmaz mıydı?
-       Bu mekanlar her ile mi, her ilçeye mi, her mahalleye mi açılacak?
-       Kim işletecek buraları? Valiler mi, kaymakamlar mı?
-       Kıraathaneye konacak kitaplar nasıl seçilecek? Mesela Doğan Kitap tarafından yayınlanan, Zainab Salbi’nin yazdığı, “Diktatörün Gölgesinde” adlı kitabı, arayan bulabilecek mi?
-       Çay, kahve, kek bedava olduğuna göre, kıraathanelerin fiilen aşevi; 24 saat açık olacağına göre, yine fiilen evsizlere barınak olması kaçınılmaz hale gelmeyecek mi?
-       Memleketin çok daha ciddi projelere ihtiyacı varken, bu da iş mi?
-       Vs. vs. vs. vs.

     * * *

Anlayacağınız…
Bu işler “yeni bir projem daha var” demekle olmuyor yani!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

İyi Parti’de KİM, kimdir? / 3 Temmuz 2018 Salı

İyi Parti’de KİM, kimdir? İyi Parti’den milletvekili seçilenlerin “siyasi aidiyetleri” anlaşılan başta İyi Partili yöneticiler olmak üzere çok kişide “meraka mucip” olmuş. Bence tereddüde mahal yok. Büyük bölümü eski MHP’li ve/veya ülkücü görüşe sahip. Malum, İyi Parti’den 43 kişi milletvekili seçildi. Aslında 42 kişi demek, daha doğru. Zira Afyon Milletvekili Gültekin Uysal Demokrat Parti Genel Başkanı, yani İyi Parti üyesi değil. Politikayla uzaktan yakından ilgisi olan üç kişi tanıyorum ki, bildiğim kadarıyla onların MHP ile bir bağı, bağlantısı olmadı: Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, Isparta Milletvekili Aylin Cesur, İzmir Milletvekili Aytun Çıray. * * * Milletvekili yapılan birkaç akademisyen, emekli diplomat ve işadamının siyasi görüşlerine dair ise bir fikrim yok: Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, Ankara Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, Erzurum Milletvekili Muhammet Naci Cinisli, İçel Milletvekili Zek...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...