Canım
sıkılıyor canım…
Ertuğrul
Günay şöyle yazmış:
“Nesnel
değerlendirme için 2014 cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlarına da bakmak gerekir.
2014:
Erdoğan
51.7
İhsanoğlu
38.4
Demirtaş
9.7
2018:
Erdoğan
52.6
İnce
30.6
Akşener
7.3
Demirtaş
8.4
İnce,
Akşener, Karamollaoğlu toplamı 38.5
2014
İhsanoğlu’nun oyuna eşit.”
* * *
Sayılar
doğru.
Dört
işlem hatasız.
Hesap
tamam.
Fakat
doğru olmayan bir şeyler var yine de.
* * *
Asırlar
geçmedi aradan.
Hatırlayın
2014 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimini.
Adını
bile düzgün yazamadığımız, ismini hakkıyla telaffuz edemediğimiz bir aday
dayatılmıştı halkın önüne.
Silikti
soluktu.
Tanıyanı
bileni yoktu.
Yılgınlık,
bezginlik, karamsarlık tavan yapmıştı halkta.
Erdoğan’a
rakip olarak çıkarılan ve bugün ise ona destek verenlerin arasında saf tutan
kişi, 132 santimlik 4K televizyonun karşına konan, siyah beyaz 51 ekran
televizyon gibiydi adeta!
Ne
oldu?
Malum
aday, ayaklarını sürüyerek sandığa gidenlerin yüzde 38.4 oyunu aldı sonuçta.
* * *
Ve
şimdi, 24 Haziran 2018 seçimi.
Hemen
öncesinde yaşananlar, film şeridi misali geçiyor gözümüzün önünden.
Meral
Akşener’in her gittiği yerdeki coşkulu kalabalıklar.
Gençler,
kadınlar… Yüzü gülen insanlar.
Ya
Muharrem İnce’nin mitingleri, tarihe miras kaldı bugünden.
Mesele
İzmir’de 1.5 ya da İstanbul’da 5 milyon insanın toplanması değildi sadece.
Yüreklerde
yeşeren umutlardı, tekrar hatırlanan heyecanlardı.
Paylaşılan
sevinçler, mutlulukla ışıldayan gözlerdi.
Bütün
bunlar bir araya geldi ve sonuçta 2014 seçimindeki sayılarla eşitlendi ha?!?!
* * *
Öteki
verilerin tümünü yatırıyorum masaya.
Baskı,
korku, kuşatma, medya vs.
2014
ile 2018 arasında pek fark yok.
Öyleyse
nereye gitti o büyük coşku?
Umutla
haykıran milyonların sesini kim, nasıl yuttu?
Aklımda
çok soru var.
Hangisinin
peşine düşsem, hepsinin ucu bir komplo teorisine dayanıyor ki; onlarla da işim
yok!
* * *
Bütün
duyularımla hissediyorum oysa.
Bir
yerlerde vahim bir yanlış var.
Fakat
o yanlış ne ve nerede, bilemiyorum.
Onun
için de fena halde canım sıkılıyor.

Yorumlar
Yorum Gönder