Ana içeriğe atla

Ben salak olabilirim, ya siz? / 15 Haziran 2018 Cuma



Ben salak olabilirim, ya siz?


Ben yasalara uyan biriyim.
Mesela konu “imar” ise canımın çektiği yeri çevirip, üstüne konmam, konamam.
İster gecekondu, ister gökdelen…
İster bir bahçede kulübe, ister en aynalı mevkide AVM…
İzinsiz, belgesiz, ruhsatsız iş yapmam.
Ne denir benim gibilere?
Namuslu vatandaş.
Normali bu tabii.
Fakat kimine göre ben bir salağım.
Hem de süzme salak!

* * *

Bundan sonrasını, yukarıdaki bölümün ışığında okuyun lütfen:
Türkiye Mimar Odası’nda genel sekreterlik, Mimarlar Odası İzmir Şubesi’nde başkanlık ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde imardan sorumlu genel sekreter yardımcılığı yapmış, dostum Mimar Hasan Topal’dan şu meşhur “imar barışı” adıyla halka lanse edilen yasa değişikliğini değerlendirmesini rica ettim.
Sağolsun, hem yasadaki önemli bölümleri saptamış, hem de bunların ne anlama geldiğini yorumlamış.
Gönderdiği açıklamanın tamamını burada aktarma şansım yok.
Tam metni “https://feyzih.blogspot.com” adresinde yayınladım.
Mutlaka okuyunuz.

* * *

-       Mesela şu satırlar yüreğinizi sızlatmazsa…
"İmar Barışı olarak belirtilen düzenlemelerin, gerçekte ülkeye, kentlere, topluma ve yaşam alanlarımıza ve mekânsal geleceğimize geri dönüşü olanaksız büyük zararları olacak bir imar affı olduğu görülmektedir.”

-       Mesela şu satırlar midenize kramplar sokmazsa…
Hiçbir sınırlama getirilmeyerek bu alanlarda İmar mevzuatına aykırı olarak yapılmış olan ve ‘suç’ niteliği taşıyan mevzuata aykırı ve kaçak yapılaşmaya af getirilmesi doğaya, kültürel mirasa, insana ve evrensel değerlere büyük zarar verecektir.”

-       Mesela şu satırlar beyin hücrelerinizi patlatmazsa…
“Plana, mevzuata aykırılığı yargı kararı ile kesinleşmiş yapılar affedilerek, imar mevzuatına aykırı yapılaşma ödüllendirilerek teşvik edilmektedir.”

-       Mesela şu satırlar sizi insanlığınızdan utandırmazsa…
“İmar Barışı adı altındaki İmar Affı düzenlemesi ile imar mevzuatına ve kanunlara aykırı olan yapılar yasallaştırılırken, Anayasaya ve diğer kanunlara aykırı olarak, kentler, kıyılar, kırsal alanlar, ormanlar, denizler, göller, dereler, akarsular, tarihsel alanlar, kültürel alanlar tahrip edilecek, yaşam alanları ve ülkenin geleceği yok edilecektir.”

* * *

Hasan Topal’ın değerlendirmesi, sözleri, saptamaları sizde hiçbir rahatsızlık yaratmamışsa eğer…
İçiniz rahat etsin.
Siz, benim gibi salak değilsiniz!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! / 11 Temmuz 2018 Çarşamba

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! Her yer, her haber, her manşet “İşte Erdoğan Kabinesi” başlığı ile dolu. Bence iyi oldu. “Kabine” kelimesinin ilk harfini “c” yapın, sonuna da “t” koyun; al sana, Cabinet. Mesela… Trump’s Cabinet. Artık Amerikalısı da, Cibutilisi de gördü mü “kabine” lafını; ne olduğunu bilecek. Herkes ne olup, bittiğini anlamazsa “dünya lideri” olunmaz zaten. Hemen faydasını gördük nitekim. Venezuela Devlet Başkanı Maduro, “Venezuela'nın dostu ve çok kutuplu yeni dünyanın lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın yemin törenine katılmak üzere Türkiye'ye gidiyorum” diye durumu ilan etti. Yemin törenine gelenler, yeni dünyanın hayli sivri kutuplarını temsil ediyorsa da, olsun! Hiç yoktan iyidir. * * * Erdoğan’s Cabinet’in bazı isimleri gerçekten ilginç. Mesela Turizm Bakanı, büyük bir turizm şirketi sahibi. Mesela Sağlık Bakanı, büyük bir hastane sahibi. Mesela Eğitim Bakanı, büyük bir okul sahibi. Hani neredeyse Ka...