Alengirli yazılar
Utanmadan, arlanmadan yapılan “işler” vardır.
“Alengirli”
işler.
Ne demek mi alengirli?
Ali Lidar’ın “Alengirli Şiir” adlı hoş bir şiiri var,
şöyle başlıyor:
“Ben seni severim sevmesine de toplum buna hazır
değil
Nükleer denemeler kyoto sözleşmesi küresel ısınma falan.
Belki sen çok küçüksün belki benim ruhum ölü
Biraz Nietzsche biraz Kant kafan karışmış belki”
Nükleer denemeler kyoto sözleşmesi küresel ısınma falan.
Belki sen çok küçüksün belki benim ruhum ölü
Biraz Nietzsche biraz Kant kafan karışmış belki”
İşte böyle bir şey, alengirli…
Tuhaf, karışık, içinde 1001 türlü hesap ve dümen olan
bir şey.
Sözüm ona “yazar” denilen kimileri de, bayılıyorlar
“alengirli yazı” yazmaya.
Maksat, kafalar karışsın, sular bulansın, hizmet edilen
amaca ulaşılsın!
* *
*
Mesela Abdulkadir Selvi adlı şahıs, 4 Haziran günü yine
alengirli bir yazı döşenmiş:
“Güvenilir bir kamuoyu araştırma şirketinin
aboneleri için yaptığı bir ankete göre Erdoğan ilk turda
kazanıyor.”
Araştırma şirketi güvenilir midir, kimdir, nedir meçhul
olduğundan bilgim yok, dolayısıyla fikrim de yok.
Fakat bilirim ki sen…
Güvenilmezsin!
* * *
Nitekim, Hürriyet
Okur Temsilcisi Faruk
Bildirici de,
gazetesinin “yazarına” cevap veriyor:
“Bırakın araştırma tarihi, görüşülen kişi sayısı gibi
bilgileri, araştırma şirketinin adı bile yazılmamıştı. ‘Güvenilir araştırma
şirketi’ tanımlaması, söz konusu araştırmayı güvenilir kılmadığı gibi okurun
değerlendirmesi için de yeterli veri sunmuyor.”
Amiyane tabirle buna “kapak” derler!
KAPAK.
Ama korkarım…
Abdulkadir dese dese “yarabbi şükür” der.
* *
*
Şu da var ki, araştırma şirketinin adı da, araştırma
tarihi de, kaç kişiyle görüşüldüğü de, nerelerde yapıldığı da, vs. vs. de
yazılsaydı; kaç para eder?!
İtibarları yerle yeksan olmuş çoktan.
Hasbelkader sonucu tutturan olursa, sevinmeye değmez.
Zira araştırma falan yapmadan, ben de oturduğum yerden
tutturuyorum bazen!
Yani…
Onların da notu belli:
Sıfırın altında bilmem kaç!

Yorumlar
Yorum Gönder