Ana içeriğe atla

Adaylar bildiğiniz gibi / 10 Haziran 2018 Pazar



Adaylar bildiğiniz gibi


İzmir’de seçilme ihtimali olan milletvekilli adaylarının sosyal medya hesaplarını, özellikle de Twitter paylaşımlarını yakından izliyorum.
Meraktayım.
Beni şaşırtacak biri çıkacak mı acaba?
Mesela, şirin ve farklı bir eylem…
Mesela, yaratıcı ve gerçekçi bir proje…
Mesela, işe yarar bir öneri…
Yok.
Görmedim.
Şu ana kadar adayların hepsi, birbirinin kopyası sanki.

* * *

Paylaşımlarına şöyle bir bakalım şimdi…
AKP adayı Mahmut Atilla Kaya, Güzelbahçe pazarında patlıcan alan kadınların arasında.
İyi Parti adayı Hüsmen Kırkpınar, Bergama pazarında bal satan teyzenin yanında.
CHP adayı Sevda Erdan Kılıç, Ödemiş Salı Pazarı’ndaki bir kafeteryada çay içenlerin başında.
AKP adayı Necip Nasır, Kemalpaşa’da kucağında bir bebekle.
İyi Parti adayı Musavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı adayı Akşener’e bağış yapmak için ATM önünde.
CHP adayı Murat Bakan, Menderes Oğlananası’nda elinde makas, berber dükkanında.
AKP adayı Bilal Doğan, Urla’da hastane ziyaretinde.
Ve mebzul miktarda iftar ve sahur sofrası fotoğrafı paylaşılıyor, Ramazan ayı münasebetiyle!
Adaylara baktığınızda, görüntüler üç aşağı beş yukarı böyle.

* * *

Öyle bir seçim süreci yaşanıyor ki, zaman çok çok kısa.
Gezilmesi gereken alan çok büyük, selam verilmesi gereken insan ise çok fazla.
Adaylar süpermen olsa nafile, her yere, herkese yetişmeleri mümkün değil.
Dolayısıyla manzarayı, bilindik bir başlık ile özetlemek mümkün:
“Sembolik hareketler bunlar.”
O nedenle eylemiyle, söylemiyle farklılık yaratan adayın; birkaç adım öne çıkması işten değil!

* * *

Yine de dikkatimi çeken ve takdirimi kazanan dört adayın ismini not etmek isterim:
AKP’den Alpay Özalan ve Cemal Bekle, İyi Parti’den Musavat Dervişoğlu ile MHP’den Tamer Osmanağaoğlu.
Hep takım elbise ve genellikle de kravat var üzerlerinde.
Sıcağa rağmen, seçmene gösterdikleri saygıdan taviz vermiyorlar.
Cemal Bekle’ye bir parantez daha açmam gerekiyor.
Fazlasıyla şirin bir adam.
Katıksız bir Roman.
Şimdiden söyleyeyim:
CHP’li Özcan Purçu’nun tahtı, elinden gitti gidiyor!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! / 18 Temmuz 2018 Çarşamba

İZSU “çifte kavrulmuş” sever! Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine bir İZSU faturası. Adres Foça bu kez. Ödenecek tutar ise 75 lira 72 kuruş. Kaç paralık su tüketilmiş de fatura böyle olmuş? Kullanılan suyun bedeli 20,16 TL sadece. Gerisi de şöyle: Atık su bedeli: 16, 48 TL Çevre Temizlik Vergisi: 2,56 TL Katı atık toplama bedeli: 9, 90 TL Katı atık bertaraf bedeli: 2,43 TL Yuvarlama: 0,27 TL KDV %8: 3,92 TL TOPLAM: 75,72 TL * * * Eğer aktardığım tabloya inanmayıp, tekrar toplama yapar ve “Hesap yanlış” derseniz, haklısınız. Hesap yanlış. Tam 20 TL’lik fazlalık var. İşte bu faturanın, adına ister “garabet” , ister “rezalet” deyin; can alıcı tarafı da o 20 TL. Faturada İzmir’in başka bir yerinde eşine rastlanır mı bilmem –ki Foça’nın bir kısmında da rastlanmıyor zaten- akla zarar bir durum var. İZSU/İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaştan hem kullandığa suya yakın tutarda “atık su bedeli” talep ediyor, hem de foseptikleri boşa...

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? / 15 Temmuz 2018 Pazar

Aç mı kalacağız, tok mu olacağız? Kabine üyeleri, sadece yemin etmek için değil, milletvekilleri tarafından “irdelenmek” için de çıkmalıydı Meclis kürsüsüne. Kimsin? Bugüne kadar hangi taşın altına elini soktun? Falancayla ilişkin nedir? Kardeşin neden tutuklu? Servetinin kaynağı nereden geliyor? Hangi okullara gittin? Vs. Vs. Ondan sonra da Meclis, o kabine üyesi hakkında oylama yapmalıydı. Tamam canım. Günün koşullarında “onaylanmama” ihtimalleri yok. En azından vatandaşların “ülke gerçeklerine meraklı olan” kısmı, biraz daha yakından tanırdı onları. * * * Oysa şimdi maharetleri hakkında bilgiyi, birer ikişer cümleyle kendilerini seçen kişi veriyor. Mesela “Berat Albayrak’ı neden Ekonomi ve Hazine Bakanı yaptığını” açıklarken, “Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle” diyor. Yani “damat” olmasının, “bakan” olmasıyla hiç ilgisi yok!...

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! / 11 Temmuz 2018 Çarşamba

Erdoğan’s Cabinet ve Ahmet Hakan istifa! Her yer, her haber, her manşet “İşte Erdoğan Kabinesi” başlığı ile dolu. Bence iyi oldu. “Kabine” kelimesinin ilk harfini “c” yapın, sonuna da “t” koyun; al sana, Cabinet. Mesela… Trump’s Cabinet. Artık Amerikalısı da, Cibutilisi de gördü mü “kabine” lafını; ne olduğunu bilecek. Herkes ne olup, bittiğini anlamazsa “dünya lideri” olunmaz zaten. Hemen faydasını gördük nitekim. Venezuela Devlet Başkanı Maduro, “Venezuela'nın dostu ve çok kutuplu yeni dünyanın lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın yemin törenine katılmak üzere Türkiye'ye gidiyorum” diye durumu ilan etti. Yemin törenine gelenler, yeni dünyanın hayli sivri kutuplarını temsil ediyorsa da, olsun! Hiç yoktan iyidir. * * * Erdoğan’s Cabinet’in bazı isimleri gerçekten ilginç. Mesela Turizm Bakanı, büyük bir turizm şirketi sahibi. Mesela Sağlık Bakanı, büyük bir hastane sahibi. Mesela Eğitim Bakanı, büyük bir okul sahibi. Hani neredeyse Ka...