Yeni bir
hayat
1956
yılında doğmuşum.
Mayıs
ayının 30’unda ve Çarşamba günü.
Tıpkı
bugün gibi.
Ege
Telgraf ise 10 Ağustos 1960 tarinde yayın hayatına başlamış.
Akran
sayılırız yani.
Yakınlığımız
bundan ibaret değil tabii.
Hayatımda
pek çok kesişme noktası var Ege Telgraf’la ve bu gazeteyi var eden insanlarla.
En
anlamlısı ise bugün yaşanmaya başladı.
Hoş.
Aralarında
olsam da, olmasam da hep sevdim Ege Telgraf’ı.
Dilerim “ölümsüz”
olur.
Her geçen
yıl daha da büyür ve güçlenir.
Ve daima,
tek işi gazetecilik olan insanlar tarafından yönetilir, bugüne kadar olduğu
gibi.
* * *
“Türkiye
neden savruluyor, duvardan duvara?” sorusunun, ilk yanıtlarından biri de bu
işte.
Gazeteler
televiyonlar ya da zamane tanımıyla medya “kırk tarakta bez dokuyanlar” tarafından
ele geçirilmeseydi… Gazetecilik, “vicdanı, karakteri, ilkeleri” olan; cesur ve
özgür insanlar tarafından yapıla gelseydi…
Ülke
böylesine hoyratça yönetilebilir miydi?
* * *
Moralinizi
bozmak gibi olmasın ama işimiz zor dostlar.
Koşulların
giderek ağırlaşacağından ise hiç kuşkunuz olmasın.
Çare var
mı, bilmem.
Bildiğim,
sorunların yaşanarak, onlarla boğuşarak aşılabileceğidir ancak.
* * *
Mesela
seçim var şimdi.
Çare olur
mu dertlere?
Bilmem.
Onu da
yaşayacağız.
En azından
ve mutlaka oy kullanacağız.
Sandığa ve
kaderimize sahip çıkacağız.
Sonrası
Allah kerim…
Yorumlar
Yorum Gönder